Kanser Hastası Devlet Memurlarıyla İlgili Hukuki Düzenlemeler

0
44
businessman working tablet in office with film colors tone, soft-focus and over light in the background

Kanser Hastası Devlet Memurlarıyla İlgili Hukuki Düzenlemeler

Taner ERASLAN
İç Denetçi

Kamuda çalışan personelin rahatsızlanması durumunda işçi veya memur diye ayrı ayrı işleme tabi
tutulmaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre; kamu hizmetleri, memurlar, sözleşmeli personel, geçici
personel ve işçiler eliyle gördürülür.
Bunlardan 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesine göre çalıştırılan sözleşmeli personele ilişkin düzenleme
ise aşağıdadır:
Resmi tabip raporu ile kanıtlanan hastalıklar için yılda 30 günü geçmemek üzere (Danıştay
İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/02/2010 tarih YD. İtiraz No:2009/921 sayılı kararı ile
yürütmesi durduruldu.) ücretli hastalık izni verilebilir. Hastalık sebebiyle, Sosyal Sigortalar
Kurumunca ödenen geçici iş göremezlik tazminatı ilgilinin ücretinden düşülür.
İşçiler ise 4857 sayılı İş Kanunu’nun ve 5510 sayılı Kanunun ilgili maddeleri uygulanır.
Devlet memurları için düzenlemeye, 657 sayılı Kanunda yer verilmiştir.
657 sayılı Kanuna tabi devlet memurları için hastalık bir ayrıma tabi tutulmuştur. 657 Sayılı Kanun’un
105.maddesinde; “Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum
üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde
onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verilir.” Hükmü ile bu yönde bir
ayrıma gidilmiştir. Eğer memur yatarak tedavi görüyorsa, memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi
kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri, hastalık iznine ait sürenin hesabında dikkate alınır.
Kanunda yazılı azamî süreler kadar izin verilen memurun, bu iznin sonunda işe başlayabilmesi için,
iyileştiğine dair raporu (yurt dışındaki memurlar için mahallî usûle göre verilecek raporu) ibraz etmesi
zorunludur. İzin süresinin sonunda, hastalığının devam ettiği resmî sağlık kurulu raporu ile tespit
edilen memurun izni, birinci fıkrada belirtilen süreler kadar uzatılır, bu sürenin sonunda da
iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümleri uygulanır.
Bunlardan gerekli sağlık şartlarını yeniden kazandıkları resmî sağlık kurullarınca tespit edilen ve
emeklilik hakkını elde etmemiş olanlar, yeniden memuriyete dönmek istemeleri hâlinde, niteliklerine
uygun kadrolara öncelikle atanırlar.
Görevi sırasında veya görevinden dolayı bir kazaya veya saldırıya uğrayan veya bir meslek hastalığına
tutulan memur, iyileşinceye kadar izinli sayılır.
Ayrıca, memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye
girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun
süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi
şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verilir. Gerektiğinde bu süre bir katına
kadar uzatılır.
Bazen de refakat değil de daha kısa süreli yanında da kalması gerekebilir, bununla ilgili bir
düzenleme var mı?
Memurlara; en az yüzde 70 oranında engelli ya da süreğen hastalığı olan çocuğunun (çocuğun evli
olması durumunda eşinin de en az yüzde 70 oranında engelli olması kaydıyla) hastalanması hâlinde
hastalık raporuna dayalı olarak ana veya babadan sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla bir yıl
içinde toptan veya bölümler hâlinde on güne kadar mazeret izni verilir.
Aşağıda, makale konusuyla ilgili tereddüt edilen konularda oluşan sorulara yönelik cevaplar yer
almaktadır:
Bu hastalık izin sürelerinde memurun mali bir kaybı olur mu?
Olmaz. Şöyle ki memur maaşlarının önemli bir bölümü zam ve tazminatlardır. Bu zam ve tazminatlara
hak kazanmada ve bunların ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanmaktadır. Ancak, 657
sayılı Kanun’un 152. Maddesinde;
“a) Sağlık kurulu raporu üzerine verilen hastalık izinleri,
b) Kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa
yakalananların kullandığı hastalık izinleri,
c) Hastalıkları sebebiyle resmi yataklı tedavi kurumlarında yatarak tedavi gördükleri tedavi
süreleri,
hariç olmak üzere bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması
halinde, aşan sürelere isabet eden zam ve tazminatlar % 25 eksik ödenir” hükmü bulunmaktadır.
Devlet memurlarına verilen 18 aylık hastalık izni süresinin başlangıç tarihi ile 18 aylık sürenin
bitiminde ilgilinin göreve başlayabilmesi için iyileştiğine dair raporu veya hastalığının devam
ettiğine dair resmi sağlık kurulu raporunu kendisinin kuruma ibraz etmesi gerekir mi?
Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:
“…Bu itibarla, ilgilinin hastalığının kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç
gösteren hastalık kapsamında değerlendirilmesi sebebiyle söz konusu personele memuriyet süresi
boyunca aynı hastalığın devamı sebebiyle kesintili veya kesintisiz şekilde verilen hastalık raporlarında
gösterilecek lüzum üzerine on sekiz aya kadar hastalık izni verileceği; kullanmış olduğu hastalık izin
süresinin sonunda hastalığının devam ettiğinin resmi sağlık kurulu raporu ile tespit edilmesi halinde
bu rapor tarihinden başlatılmak üzere hastalık izin süresinin bir katına kadar uzatılacağı, bu sürenin
sonunda da iyileşmeyen memur hakkında emeklilik hükümlerinin uygulanması gerektiği, on sekiz aylık
sürenin başlangıç tarihinin aynı hastalığa bağlı olarak ilk kez hastalık izni verilen tarih olacağı, on sekiz
aylık sürenin bitiminde ilgilinin göreve başlayabilmesi için iyileştiğine dair raporu veya hastalığının
devam ettiğine dair raporu kendisinin kuruma ibraz etmesi gerektiği ayrıca bir sevk işlemine gerek
olmadığı, hastalık sebebiyle yatarak görülen tedavi sürelerinin hastalık iznine ait sürenin hesabında
dikkate alınması gerektiği mütalaa edilmektedir.”
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105 inci maddesine göre verilen refakat izninin haftada bir
gün, ayda dört gün gibi parça parça kullanılır mı?
Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:
“…Bu itibarla, Devlet memurlarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105 inci maddesinin son
fıkrasına göre refakat izninin üç aya kadar verileceği, gerekli görülmesi hâlinde üç aylık sürenin aynı
koşullarda bir katına kadar uzatılacağı mütalaa edilmekte olup, söz konusu iznin haftada bir gün veya
ayda dört gün gibi parça parça kullanılması mümkün bulunmamaktadır.”
Devlet Memurları Kanunun 105 inci maddesinin son fıkrasında düzenlenen refakat izni müessesesi
hakkında genel bir bilgi verebilir misiniz?
Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:
“…Bu itibarla, 5510 sayılı Kanunun hükümleri ve bu hükümler uyarınca yürürlüğe konulan ikincil
mevzuat çerçevesinde sigortalıların tedavileri ve bu tedavileri esnasında kendilerine refakat edenlerin
gündelik ve yol giderleri Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenmekte olup, 657 sayılı Kanunun 105 inci
maddesinin son fıkrası hükmünün uygulanmasına yönelik açıklamalara ise aşağıda yer verilmiştir.
– Refakat iznin ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerin tedavi amacıyla hastaneye götürülmesi için
izin verilmesi hususunu içermediği,
– Refakat izni verilen personele harcırah ve yolluk verilmesinin mümkün olmadığı,
– Refakat izninin kişinin tedavisinin evde veya hastanede olması hususlarına bağlı olmadığı,
– Refakat izninin verilmesine sebep kişinin memuriyet mahalli içinde veya dışında olmasının öneminin
bulunmadığı,
– Refakat izni verilen Devlet memurunun izin süresinin sonunda görevine başlaması gerektiği,
kendisine ayrıca bir yol süresinin verilmesinin mümkün olmadığı,
– Refakat izninin sağlık kurulu raporuna dayalı olması ve raporda, Kanunda öngörülen hususların yer
alması gerektiği, bu nitelikte olmayan sağlık kurulu raporlarına dayalı olarak refakat izni
verilemeyeceği,
– Refakat izni verilen memurun izin sebebinin son bulması halinde derhal görevine dönmesi gerektiği,
– Refakat izninin memurun talebine bağlı olması sebebiyle azami sürelerden daha az verilebileceği,
– Azami süre kadar refakat izni kullanan memura aynı hastalığa bağlı olarak yeniden refakat izni
verilemeyeceği,
– Azami süre kadar refakat izni kullanan memura farklı hastalığa bağlı olarak mevzuatta yer alan diğer
şartların yerine getirilmesi halinde yeniden refakat izni verilebileceği,
– Anılan 105 inci maddede dayalı olarak bir kişi için azami süre kadar refakat izni kullanan Devlet
memuruna diğer bir kişi içinde maddede aranılan şartların taşıması halinde refakat izni verilebileceği,
mütalaa edilmektedir.”
Devlet memurunun hastalanması sebebiyle sağlık kurum ve kuruluşlarına müracaat etmesi
sırasında izinli sayılması gerektiği ile Devlet memurunun bakmakla yükümlü olduğu eşi, çocukları,
anne ve babasının hastalanması sebebiyle sağlık kurum ve kuruluşlarına müracaat ederek söz
konusu kurum ve kuruluşlarca bahsi geçen kişilerin muayene edilmesi sırasında bu kişilere refakat
eden memura nasıl bir işlem yapılır?
Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:
“…Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde,
– Bakmakla yükümlü olduğu kişiler ile bakmakla yükümlü olmadığı eşi, çocukları, anne ve babasının
hastalanması sebebiyle sağlık kurum ve kuruluşlarına müracaat ederek söz konusu kurum ve
kuruluşlarca muayene edilmesi sırasında ya da muayene sonrası tetkik ve tahlillerde geçirdiği
sürelerde bahsi geçen kişilere refakat eden Devlet memuruna izin verilmesi hususunda gerekli
kolaylığın sağlanması gerektiği ve bu iznin suistimal edilmesinin önüne geçilmesi amacıyla kamu
kurum ve kuruluşlarca bahsi geçen duruma ilişkin belge istenebileceği,
– Bakmakla yükümlü olduğu kişiler ile bakmakla yükümlü olmadığı eşi, çocukları, anne ve babasının
hastalanması sebebiyle sağlık kurum ve kuruluşlarına müracaat ederek söz konusu kurum ve
kuruluşlarca muayene edilmesi sırasında ya da muayene sonrası tetkik ve tahlillerde geçirdiği
sürelerde söz konusu kişilere refakat etmesi amacıyla Devlet memuruna verilen iznin bahsi geçen
personelin yıllık izninden veya mazeret izninden düşülmemesi gerektiği,
mütalaa edilmektedir.”
Malulen emekli olma şartlarına sahip olmaması sebebiyle emekli olamayan memura 657 sayılı
Kanunun 105 inci maddesinde belirtilen 36 aydan daha fazla hastalık izni verilmesini mümkün
müdür?
Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:
“…Yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde, ilgi (b) yazıda da belirtildiği üzere,
– Devlet memuruna aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine,
kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz
aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verileceği; azamî izin sürelerinin hesabında,
aynı hastalığa bağlı olarak fasılalarla kullanılan hastalık izinleri de iki izin arasında geçen sürenin bir
yıldan az olması kaydıyla dikkate alınması gerektiği; izin süresinin sonunda, hastalığının devam ettiği
resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izninin, bir katına kadar uzatılması gerektiği; bu
sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümlerinin uygulanması gerektiği,
– Bakanlığınız personeline verilen hastalık izinlerinin yukarıda yer verilen açıklama çerçevesinde
hesaplanması neticesinde ilgilinin hastalığının uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren hastalık olması
halinde en fazla 36 ay, diğer hastalık hallerinde ise en fazla 24 ay hastalık izni verilmesi gerektiği, bu
sürenin sonunda da iyileşememesi halinde ilgili hakkında emeklilik hükümlerinin uygulanması
gerektiği,
– 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine göre malulen emekli olma
şartlarına sahip olmaması sebebiyle emeklilik hakkını elde edemeyecek olmasının söz konusu memur
hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105 inci maddesinin uygulanmasını
engellemeyeceği; diğer bir ifade ile, “..emeklilik hükümleri uygulanır.” ifadesinin “emeklilik hakkını
elde edeceği” veya “emekli aylığı bağlanacağı” şeklinde anlaşılmaması gerektiği; söz konusu husus
mezkur Kanunun 105 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Bunlardan gerekli sağlık şartlarını
yeniden kazandıkları resmî sağlık kurullarınca tespit edilen ve emeklilik hakkını elde etmemiş
olanlar,…” ifadesinden de anlaşılmakta olup, emeklilik hakkını elde edememesi sebebiyle bahsi geçen
personele 657 sayılı Kanunun 105 inci maddesinde belirtilen azami sürelerden daha fazla(24 ay veya
36 ay) hastalık izni verilerek görevde bulunmasının mezkur Kanuna aykırı olacağı,
mütalaa edilmektedir.”
Yıllık iznini yurt dışında geçirmekte iken hastalanan, yurtdışından sürekli olarak hastalık raporu
alan, almış olduğu raporlarda hastalığı belirtilmeyen ve almış olduğu hastalık raporlarının süresi
içerisinde Kurumuna iletmeyen memurun hastalığının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105
inci maddesinde belirtilen “uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren bir hastalık” kapsamında
değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ile söz konusu personele nasıl bir işlem yapılır?
Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:
“…Yukarıda yer verilen hükümler ve açıklamalar çerçevesinde,
– Bakanlığınızda görev yapan personelin hastalığının “uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren hastalık”
olup olmadığı hususunda tereddüt bulunması halinde Bakanlığınızca ilgiliden hastalığının “uzun süreli
tedaviye ihtiyaç gösteren bir hastalık” olup olmadığı hususuna ilişkin olarak tabip tarafından verilen
bir belge istenmesi gerektiği,
– Devlet memurunun hastalığının tabip tarafından verilen belgede “uzun süreli tedaviye ihtiyaç
gösteren hastalık” olarak değerlendirilmesi halinde memura verilecek raporlarda gösterilecek lüzum
üzerine kendisine onsekiz aya kadar hastalık izni verileceği; söz konusu izin süresinin sonunda
hastalığının devam ettiği resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun hastalık izninin bir
katına kadar uzatılacağı, bu sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik
hükümlerinin uygulanması gerektiği,
– yıllık iznini yurtdışında geçiren memurların aldıkları hastalık raporlarının, dış temsilciliklerce
onaylanmalarını müteakip en geç izin bitim tarihinde disiplin amirlerine intikal ettirilmesi gerekmekte
olup; almış olduğu hastalık raporunu söz konusu süre içerisinde disiplin amirine iletmeyen ilgili
hakkında 657 sayılı Kanunun 125 nci maddesi çerçevesinde işlem yapılabileceği,
mütalaa olunmaktadır.”
Devlet memurlarının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105 inci maddesinin son fıkrası
gereğince 6 ay süreyle refakat izni kullanmasını müteakip aylıksız izin talep etmeleri halinde;
refakat sebebiyle verilecek aylıksız iznin başlangıç tarihinin nasıl belirlenmesi gerektiği, refakat
izninin bitiş tarihi ile refakat sebebiyle kullanılacak aylıksız iznin başlangıç tarihi arasındaki sürenin
nasıl değerlendirileceği, aylıksız izin dönemimde mazeretin ortadan kalkması halinde göreve
başlaması zorunlu olan memurun göreve başladıktan sonra hastasının rahatsızlığının nüksetmesi
durumunda tekrardan aylıksız izin alabilir mi?
Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:
“…Yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde,
– 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105 inci maddesinin son fıkrası uyarınca verilen refakat
iznini kullanmış olan Devlet memuruna mezkur Kanunun 108 inci maddesinin (A) bendi uyarınca
verilecek aylıksız iznin başlangıç tarihinin refakat izninin bitiş tarihi olarak belirlenmesi gerektiği,
Aylıksız izin:
Madde 108 – (Değişik: 13/2/2011-6111/108 md.)
A) Memura, 105 inci maddenin son fıkrası uyarınca verilen iznin bitiminden itibaren, sağlık
kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, istekleri üzerine onsekiz aya kadar aylıksız izin
verilebilir.
105. madde
Ayrıca, memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı
tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi
veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu
raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verilir.
Gerektiğinde bu süre bir katına kadar uzatılır.
-refakat sebebiyle verilecek aylıksız iznin bitiş tarihinin, refakat izninin bitiş tarihinden itibaren 18
aylık sürenin bitimini hiçbir surette geçemeyeceği,
– refakat izninin bitiminden itibaren belirli bir süre geçtikten sonra Devlet memurunun refakat
sebebiyle aylıksız izin talebinde bulunması halinde refakat izninin bitiş tarihi ile refakat sebebiyle
verilecek aylıksız iznin başlangıç tarihi arasında geçen sürenin 18 aylık süreden düşülmesi gerektiği,
– refakat sebebiyle verilen 18 aylık aylıksız iznini kullanırken mazereti ortadan kalkan memurun
mezkur Kanunun 108 inci maddesinin (F) bendi uyarınca görevine dönmesi gerektiği; fakat göreve
başladıktan sonra hastasının rahatsızlığının nüksetmesi halinde Devlet memuruna bu durumu sağlık
kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla refakat izninin bitiş tarihini takip eden 18 aylık sürenin
bitimini aşmayacak şekilde kalan süre kadar tekrar aylıksız izin verilebileceği,
mütalaa edilmektedir.
18 aylık hastalık izni süresinin bitiminde çalıştığı kuruma iyileştiğine dair raporu ya da hastalığının
devam ettiğine dair resmi sağlık kurulu raporunu ibraz etmeyen memurun çekilmiş sayılır mı?
Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:
“…Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; psikiyatrik rahatsızlıklara dayalı olarak 18
ay hastalık izni verilen ve bu sürenin sonunda iyileştiğine dair sağlık raporu veya hastalığının devam
ettiğine dair resmi sağlık kurulu raporu ibraz etmeyen ilgilinin, 657 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi
uyarınca Kurumunuzca kabul edilebilir mazereti olmaksızın görevini terk etmesi ve bu terkin kesintisiz
10 gün devam etmesi kaydıyla, çekilmiş sayılması gerektiği mütalaa edilmektedir.”
Çocuğunun hastalığı sebebiyle kullanmış olduğu refakat izni süresi biten ve tedavi amacıyla çocuğu
il dışına sevk edilen memurun 5510 sayılı Kanunun 65 inci maddesi uyarınca görevli sayılır mı?
Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:
“…Yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde,
– Bakanlığınızda öğretmen olarak görev yapan personele aynı kişi ve aynı hastalığa dayalı olarak 657
sayılı Kanunun 105 inci maddesinin son fıkrası uyarınca verilecek refakat izninin toplam süresinin
memuriyet süresi boyunca altı ayı geçemeyeceği,
– mezkur Kanunun 105 inci maddenin son fıkrası uyarınca verilen refakat izninin bitiminden itibaren,
sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, istekleri üzerine onsekiz aya kadar aylıksız izin
verilebileceği,
mütalaa edilmektedir.”
Refakat izni verilmesine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunda bulunması gereken hususlar ile
refakat izninin başlangıç tarihi nedir?
Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:
“…Yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde,
– Devlet memuruna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 105 inci maddesinin son fıkrası uyarınca
verilen refakat izninin başlangıç tarihinin sağlık kurulu tarafından verilen raporun tarihinin esas
alınarak belirlenmesi gerektiği,
– Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik’in 10 uncu maddesine göre refakat sebebiyle izin verilmesine esas teşkil edecek
sağlık kurulu raporunda; refakati gerektiren tıbbî sebepler, refakat edilmediği takdirde hayatî
tehlike bulunup bulunmadığı, sürekli ve yakın bakım gerekip gerekmediği, üç ayı geçmeyecek
şekilde refakat süresi ve varsa refakatçinin sahip olması gereken özel niteliklerin yer alması
gerekmekte olup, bahsi geçen hususlardan birini içermeyen sağlık kurulu raporuna istinaden Devlet
memuruna refakat izni verilmemesi gerektiği,
– Devlet memuruna aynı kişi ve aynı vakaya dayalı olarak verilecek refakat izninin toplam süresinin
memuriyet süresi boyunca altı ayı geçmemesi gerektiği,
mütalaa edilmektedir.”
Refakat iznine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunda bulunması gereken ifadeler ile raporda
refakatçinin ad ve soyadının bulunması gerekir mi?
Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:
“…Bu itibarla,
– Devlet memuruna refakat sebebiyle izin verilmesine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunda;
refakati gerektiren tıbbî sebepler, refakat edilmediği takdirde hayatî tehlike bulunup bulunmadığı,
sürekli ve yakın bakım gerekip gerekmediği, üç ayı geçmeyecek şekilde refakat süresi ve varsa
refakatçinin sahip olması gereken özel niteliklerin yer alması gerekmekte olup, refakat sebebiyle izin
verilmesine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunun bahsi geçen hususlardan herhangi birini
içermemesi halinde Devlet memuruna refakat izni verilemeyeceği,
– Refakat iznine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunda yer alan ifadelerin memurun hastaya
bakmakla yükümlü olup olmadığına göre farklılık göstermediği; yukarıda da belirtildiği üzere refakat
sebebiyle izin verilmesine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunda “refakat edilmediği takdirde
hayatî tehlike bulunduğu” ve “sürekli ve yakın bakım gerektirdiği” ifadelerinin her ikisin de yer
almasının zorunlu olduğu,
– Refakat sebebiyle izin verilmesine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunda refakatçinin adı ve
soyadının yazılmasına gerek olmadığı,
mütalaa edilmektedir.”
2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu gereği bakıcı yardımından
faydalanan yakını için memura 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105 inci maddesine
istinaden refakat izni verilir mi?
Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:
“…Yukarıda yer alan hükümler çerçevesinde, Devlet memurunun bakmakla yükümlü olduğu veya
memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile
kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması
hâllerinin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi durumunda aylık ve özlük hakları korunarak üç aya
kadar izin verilmesi gerekmekte ayrıca bu süre bir katına kadar uzatılmaktadır. 2828 sayılı Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu gereği bakım hizmeti ve bakım ücretinden yararlanan
kişinin refakat ihtiyacı karşılanması sebebiyle bu durumdakilerin memur olan yakınlarının refakat
izninden yararlanamayacağı değerlendirilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105’inci maddesine göre verilen refakat izni süresinin
uzatılması için sağlık kurulu raporunun yenilenmesinin gerekir mi?
Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:
“…Bu itibarla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105’ inci maddesine göre 3 aya kadar verilen
refakat izninin gerekli görülmesi halinde aynı koşullarda bir katına kadar uzatılması sebebiyle, refakat
izni süresinin uzatılması için sağlık kurulu raporunun yenilenmesi gerektiği mütalaa edilmektedir.”
Refakat iznine esas teşkil eden sağlık kurulu raporunda yer alacak ifadelerin nasıl yazılması
gerektiği ile memurun bakmakla yükümlü olduğu kişiler için aldığı sağlık kurulu raporlarında da
“hayati tehlike bulunduğu” ifadesinin yer alınmasının zorunlu mudur?
Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:
“…Bu itibarla,
– Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik’in 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre, Devlet memuruna refakat sebebiyle
izin verilmesine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunda; refakati gerektiren tıbbî sebepler, refakat
edilmediği takdirde hayatî tehlike bulunup bulunmadığı, sürekli ve yakın bakım gerekip gerekmediği,
üç ayı geçmeyecek şekilde refakat süresi ve varsa refakatçinin sahip olması gereken özel niteliklerin
yer alması gerekmekte olup, refakat sebebiyle izin verilmesine esas teşkil edecek sağlık kurulu
raporunun bahsi geçen hususlardan herhangi birini içermemesi halinde Devlet memuruna refakat izni
verilemeyeceği,
– Söz konusu fıkrada yer alan “refakat edilmediği takdirde hayatî tehlike bulunup bulunmadığı”
ifadesinin “refakat edilmediği takdirde hayatî tehlike bulunduğu” şeklinde; “sürekli ve yakın bakım
gerekip gerekmediği” ifadesinin ise “sürekli ve yakın bakım gerektiği” şeklinde anlaşılması gerektiği,
– Mezkur fıkraya göre, “refakat edilmediği takdirde hayatî tehlikenin bulunduğu” ifadesinin Devlet
memurunun hem “bakmakla yükümlü olduğu anne, baba, eş ve çocuğu” hem de “bakmakla yükümlü
olmadığı ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşleri” için alınan sağlık kurulu raporunda yer almasının
zorunlu olduğu,
mütalaa edilmektedir.”
Devlet memuruna üvey çocuk için refakat izni verilir mi?
Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:
“…Bu itibarla, ilgi yazıda yer verilen somut olayda Bakanlığınız personeli …’in refakat iznine konu
çocuğun annesi olmaması sebebiyle bu izin hakkından yararlanamayacağı mütalaa edilmektedir.”
Aynı kişinin farklı bir hastalığına dayanılarak tekrar refakat izni verilir mi?
Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:
“…Bu itibarla, daha önce annesinin rahatsızlığı sebebiyle refakat izni kullanmış olan Bakanlığınız
personeline söz konusu refakat iznine esas teşkil eden sağlık kurulu raporunda belirtilen hastalığa
dayanılarak tekrar refakat izni verilemeyeceği, ancak ilgilinin annesinin daha önceki hastalığı dışında
başka bir hastalığına dayanarak refakat izni verilmesini talep etmesi halinde refakat iznine esas teşkil
eden sağlık kurulu raporunun Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat
İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 10 uncu maddesinde belirtilen hususları
bulundurması kaydıyla ilgiliye refakat izni verilmesi gerektiği mütalaa edilmektedir.”