Kamu, İç Kontrol Çalışmalarında Havlu Mu Attı?

0
37

Kamu, İç Kontrol Çalışmalarında Havlu Mu Attı?

Taner ERASLAN
İç Denetçi

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun, 2016 yılı başından itibaren yürürlüğe
girmesiyle birlikte İç kontrol çalışmalarının tüm kamu idarelerinde yapılma zorunluluğu
ortaya çıkmıştır.
Bu tarihten beri iç kontrol çalışmalarına ilişkin oldukça fazla sayıda uyulması zorunlu hukuki
düzenleme de yayımlanmıştır.
Ancak, iç kontrol çalışmalarının etkin yürütüldüğünü, bu çalışmaların kurumlara değer
kattığını söylemek mümkün değildir.
Bu düşünce kişisel kanaatimiz olarak değerlendirilmemelidir. 6085 sayılı Sayıştay Kanunu
kapsamında yayımlanması zorunlu olan Sayıştay Denetim Raporlarına incelendiğinde, iç
kontrol eylem planlarına ve bu yönde yapılan çalışmalara
ilişkin hemen hemen tüm kamu idarelerinde ciddi olumsuz
bulguların tespit edildiğine rastlamak mümkündür.
Bu defa Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan bir
genelgeyle, iç kontrol çalışmalarının daha sistemli izlenmesi
amaçlanmış ve bu çalışmaların, anılan Bakanlığın e-SGB adlı
elektronik ortamına aktarılmasına karar verilmiştir.
Bu çerçevede, Sayıştay tarafından yapılacak denetimlerde de
iç kontrol eylem planlarında öngörülen eylemlerin gerçekleşip
gerçekleşmediği bu sistem üzerinden hızlı bir şekilde kontrol
edilebilecektir. 6085 sayılı Sayıştay Kanunu kapsamında
denetim sonuçlarının kamuoyuna açıklanması
öngörüldüğünden, bu çalışmaların oldukça önemli ve
denetim riskinin de yüksek olduğunu düşünmekteyiz.
Diğer taraftan, kamu idarelerinde yapılan iç kontrol çalışmalarının sistemli yapılmaması,
bilimsel yöntemlerin uygulanmaması gibi çeşitli olumsuz nedenlerden dolayı bürokrasi
yarattığı bir gerçektir.
İç kontrol çalışmaları kuruma özgü bir kıyafettir. Kopyala-yapıştır tarzı çalışma yöntemleri,
kurumlar için ciddi mevzuat sorunları doğurabileceği gibi imaj-itibar risklerini de ortaya
çıkarabilecektir.
Bu nedenle, iç kontrol çalışmalarında aşağıdaki hususlara dikkat edilirse, bu çalışmaların
kurumsal bir check-up (boşluk veya sorun analizi) olarak idari bazındaki eksikliklerin tespit
edilmesi ve bu eksikliklerin giderilmesine yönelik bir dizi eylemlerin belirlenmesi yönünde
önemli bir görevi yerine getireceği düşünülmektedir:
 İç kontrol eylem planı çalışmaları, katılımcı ve sistemli bir yöntemle yürütülmelidir.
 Danışmanlık hizmeti alınacaksa, danışmanın rolü ve etkisi net olarak belirlenmelidir.
Danışman, çalışmanın belirleyicisi değil yol göstericisi olmalıdır.
 Çalışmalar, fayda-maliyet analizine göre planlanmalıdır. Yüksek tutarlı danışmanlıkla,
soyut, uygulamadan uzak eylemlerin öngörülmesi, maliyeti kadar faydanın
sağlanamaması sonucunu doğuracaktır.
 Kuruma özgü sorunlar tartışılmalı ve uygulanması mümkün çözümler belirlenmelidir.
 Çalışmanın aşamaları bir süzgeç gibi sürekli farklı gruplar tarafından gözden
geçirmeye dayanmalıdır.
 Hedef, idarenin genelini ilgilendiren risklerin belirlenmesi olduğundan, homojen
olmayan gruplar çalışmalarından da yararlanılmalıdır.
 Soyut, genel ve ucu açık cümlelerden kaçınılmalı, anlaşılır, sade ve öz eylem planı
ortaya konulmalıdır.
 Eylem planı çalışmaları, öncesinde iyi analiz edilmiş bir iş programıyla yürütülmeli, bu
programdan sapma nedenleri raporlanmalıdır.
 Eğitim ihtiyacı belirlenmeli, eğitim verilecekse, teorik ve uygulamalı eğitim
programları ayrı ayrı verilmelidir. Bazı idarelerde, teorik eğitimden kaçınılmakta,
bazılarında ise eğitimlerin hedef kitleleri bile hatalı belirlenmektedir. Hangi görevliye,
hangi konuda bilgilendirme yapılacağının üzerinde durulması gerektiğini
düşünmekteyiz.
İç kontrol eylem planı çalışmalarında yapılacak olan mevcut durum analizi ile kurum masaya
yatırılarak eksiklikleri, riskleri ve gelişime açık alanları belirlenmektedir. Kurumsal bir
özeleştiri süreci olan bu çalışmayla, kurum kendi gerçekleri ile karşı karşıya gelmektedir.
Buradan çıkan sonuçlar, bazı eylemlerin yapılarak, risklerin azaltılmasını ve idarenin kabul
edilebilir bir risk seviyesinde çalışmasını sağlayacaktır.
Yöntem veya yaklaşım sorunları nedeniyle, bu çalışmaların idarelerde bürokrasi yaratması
hepimizin bildiği bir gerçektir.
Bu sorunların ortadan kalkması için öncelikle üst yönetici desteğinin sağlanması gerektiğini
düşünmekteyim. Bu nedenle, çalışmalara ilişkin somut iyi uygulama örnekleri ile yasal
zorunluluklar üst yöneticilere iyi anlatılarak gerekli destek sağlanmalıdır.