İhale İşlemlerinde Görev Alanları Bekleyen Riskler

0
24

İhale İşlemlerinde Görev Alanları Bekleyen Riskler

Taner ERASLAN
İç Denetçi

1 Giriş
Kamu harcamaları, ekonomi içinde oldukça önemli bir ağırlığa sahiptir. Bu sürece ilişkin kurallar ise
gelir getirici işlemler için 2886 sayılı Devlet İhale Kanununda, harcamaya yönelik işlemler için de 4734
sayılı Kamu İhale Kanunu ile 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşme Kanunu kapsamında belirlenmiştir.
Oldukça sık değişiklik yapılan bir mevzuat olmasına karşın, kamu idarelerinde bu alanda yeterli ve
yetişmiş personel de bulunmamaktadır. Kamu ihale uzmanı gibi bir kadro oluşturulmasının ve bu
işlemlerin daha etkin denetlenmesinin birçok sorunu ortadan kaldıracağını düşünmekteyim.
Diğer taraftan, genel olarak bu işlemlerdeki eksiklik, hata veya usulsüzlüklerin ciddi idari/mali/cezai
sorumluluk doğurduğu bilinmektedir. Ancak, bu sorumlukların neler olduğu, ayrıntılıları ve içtihatları
hakkında yeterli bilgi bulunmadığını gözlemlemekteyim.
Bu bilgi eksikliği, risklerin de oldukça kötü yönetilmesine neden olmaktadır. Önemsiz bir konuyu ciddi
bir sorun haline getiren personel, oldukça önemli sorunlara yol açacak bir konuda yeterli hassasiyeti
göstermemekte ve gerekli kontrol önlemlerini almamaktadır.
Bu yazıda temel olarak ihalelerde dikkat edilmesi gereken hususlara değinilerek, olası riskler üzerinde
durulacak ve bu risklere karşı alınabilecek idare/harcama birimi bazlı kontrol önlemleri ile personel
açısından neler yapılabileceğine yönelik önerilerimiz üzerinde duracağız.
2. Cezai Sorumluluk Riski
Kamu personeli için en önemli risk alanı soruşturma/kovuşturmaya tabi tutularak, ihale işlemleri
dolayısıyla hürriyetini bağlayıcı tutukluluk veya hükümlülük altına girilmesidir. Kamu personelinin en
çok korktuğu ve risk düzeyi en yüksek husus da budur.
Bilindiği üzere, Kanunda açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri
uygulanamaz. Diğer taraftan, ceza sorumluluğu şahsi olup, kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu
tutulamaz.
Bununla birlikte, kanunları bilmemek bir mazeret olarak ileri sürülemeyecektir.
Yukarıda yer verdiğimiz hususlar ceza kanunun temel ilkeleridir ve bu ilkelerin kamu personeli
tarafından bilinmesi zorunludur, çünkü bu ilkeler Türk Ceza Kanununda yer almaktadır. Bu çerçevede,
ihale suçlarında da cezanın şahsiliği yani cezaya konu fiili bizzat kişinin yapması şarttır. Aşağıda yer
vereceğimiz üzere, suç fiillerinin bilinmemesi ise yargılama sırasında önemsenecek bir husus değildir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, ekonomi, sanayi ve ticarete ilişkin dokuzuncu bölümünde yer alan
iki önemli suç ihaleler açısında temel ceza düzenlemeleridir:
– Madde – 235: İhaleye Fesat Karıştırma
– Madde – 236: Edimin İfasına Fesat Karıştırma
Her iki suçta da suçun oluşması için görevlinin menfaat sağlayıp sağlamadığının bir önemi yoktur.
Diğer taraftan, ihaleye fesat karıştırma suçunda cebir ve tehdit olması ağırlaştırıcı bir unsur, kamu
zararının olmaması ise (cebir tehdit olması durumu hariç) hafifletici bir unsur olarak kanunda yer
almaktadır.
İhaleye fesat karıştırma suçu için bazı fiillerde hileli davranış şartı aranmaktadır. Suç fiilleri aşağıda
sayılmıştır:
“a) Hileli davranışlarla;
1. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale
sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek,
2. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını
sağlamak,
3. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu halde, sahip
olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak,
4. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı halde, sahip
olduğundan bahisle değerlendirmeye almak.
b) Tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere
başkalarının ulaşmasını sağlamak.
c) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma
yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını
engellemek.
d) İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında
açık veya gizli anlaşma yapmaları.”
Edimin ifasına fesat karıştırma suçunun fiillerinin tamamı için hileli davranış şartı aranmaktadır.
Aşağıdaki fiillerin hileli olarak yapılması halinde, edimin ifasına fesat karıştırılmış sayılır:
“a) İhale kararında veya sözleşmede evsafı belirtilen maldan başka bir malın teslim veya kabul
edilmesi.
b) İhale kararında veya sözleşmede belirtilen miktardan eksik malın teslim veya kabul edilmesi.
c) Edimin ihale kararında veya sözleşmede belirtilen sürede ifa edilmemesine rağmen, süresinde
ifa edilmiş gibi kabul edilmesi.
d) Yapım ihalelerinde eserin veya kullanılan malzemenin şartname veya sözleşmesinde
belirlenen şartlara, miktar veya niteliklere uygun olmamasına rağmen kabul edilmesi.
e) Hizmet niteliğindeki edimin, ihale kararında veya sözleşmede belirtilen şartlara göre
verilmemesine veya eksik verilmesine rağmen verilmiş gibi kabul edilmesi.”
İhale suçu denilince çoğunlukla akla ihaleye fesat karıştırma suçudur. Ancak, edimin ifasına fesat
karıştırma suçu da fiilleri açısından bilinmesi gereken ve uygulamada dikkat edilmesi gereken bir
suçtur. Şöyle ki, kontrol teşkilatı ile muayene ve kabul komisyon üyelerinin yeterli inceleme
yapmaması nedeniyle bu suçun oluşabileceğini düşünmekteyim.
Kamuda genelde komisyon, kurul gibi raporlara masa başı imza atılmaktadır. Bu şekilde ihaleye ilişkin
bir komisyonda görevlendirilen personel, süreçte yer alan bir başka görevlinin işi çok iyi bildiğini
düşünerek başkasına göre imza attığı gözlemlenen bir gerçekliktir.
Ne yazık ki teknik şartname incelenerek, teslim edilen mal veya hizmetin veya yapım işinin istenilen
özellikleri karşılayıp karşılamadığı etkin denetlenmemektedir.
Bu gibi görevleri yerine getirenlerin elinde teknik şartname bile bulunmadığını gözlemlemekteyim.
Basına yansıyan veya Yargıtay içtihatlarına göre emsal olarak değerlendirilebilecek örnek olay veya
kararlar aşağıda verilmiştir:
HABER; “…parke taşı ihalesinde, iş tamamlanmamasına rağmen tüm ödemeleri yaptığı ve eksik kalan
işi de Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra … kanalıyla tamamlatmaya çalıştığı iddiası ile açılan
davada, bilirkişi heyeti yaklaşık 3 milyon liralık kamu zararının oluştuğuna yönelik rapor hazırladı.
Nöbetçi mahkemenin yurt dışı yasağı koyduğu … için savcılık, ‘Edimin ifasına fesat karıştırmak ve rüşvet
almak’ suçlamasıyla 19 yıla kadar hapsini istedi. ”
KARAR : Her ne kadar yapılan yargılama sonucunda Sanayi ve Ticaret Bakanlığına bağlı KOSGEB
kurumunun hizmet alımı niteliğindeki araç kiralama ihalesini kazanarak kurumla sözleşme imzalayan
firmanın yetkili müdürü olan sanığın sözleşme ve ihale şartlarına aykırı biçimde kilometre saatleri ile
oynanıp 50.000 km’den fazla yol yapmış araçları bu miktarın altında yol yapmış şeklinde göstererek
Kuruma teslim ettiği gerekçesiyle edimin ifasına fesat karıştırmak suçundan mahkumiyetine karar
verilmişse de; TCK 236. maddesinde edimin ifasına fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından
tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun
genişletilmesinin anılan Kanunun 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku
bulunmadığı, hizmet niteliğindeki edimin ifasına fesat karıştırılmasını düzenleyen TCK 236/2. fıkranın e
bendindeki “Hizmet niteliğindeki edimin, ihale kararında veya sözleşmede belirtilen şartlara göre
verilmemesine veya eksik verilmesine rağmen verilmiş gibi kabul edilmesi “şeklindeki düzenleme
içeriğine göre bu suçun failinin ancak hizmetin kabulüyle sorumlu görevliler olabileceği, ilgili kurumda
görevli olmayan sanığın eyleminin ise suça konu olayda görevlilerin kandırılarak içeriği itibarıyla sahte
araç teslim tutanaklarının düzenlenmesini sağlamak olduğu ve TCK’nın 204/1 ve 43. maddelerine uyan
zincirleme biçimde sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin yanılgılı hukuki değerlendirmeyle
edimin ifasına fesat karıştırma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, bozmayı gerektirmiştir. (5.
CEZA DAİRESİ Tck 236 E. 2013/1905 K. 2014/6101 T. 4.6.2014)
KARAR : Büyükşehir Belediyesi Bakım Onarım ve Altyapı Şube Müdürlüğü tarafından yapılan Araç,
Gereç ve Personel Taşıma Hizmetlerinde kullanılmak üzere, Araç Kiralama Hizmeti Alımı ihalesini
kazanan şirketin yetkilisi olan sanık Erdoğan ve ihale dosyasındaki vekaletname uyarınca şirket adına
ihalelere girmeye, sözleşme imzalamaya ve diğer işlemleri yerine getirmeye yetkili kılınan sanık
Cüneyt’in, ihale konusu işe ait teknik şartnamede belirlenen niteliklere sahip olmayan araçlara ait
ruhsat fotokopilerini gerçeğe aykırı olarak değiştirip katılan kuruma verdikleri iddiasıyla açılan kamu
davasında; ihale sürecinin 27.12.2007 tarihinde sözleşmenin imzalanmasıyla sona erdiği, ihale
sonucunda imzalanan sözleşmede araçların model ve plakalarına yer verilmediği gibi, ihale sürecinde
de bu yönde gerçeğe aykırı bir belge sunulmadığı, sanıklara isnat edilen, sözleşmeyle üstlenilen işin
yerine getirilmesi sırasında ihale konusu işe ait teknik şartname ve sözleşmede nitelikleri belirtilen
araçlardan başka araçların kullanılması ve bu amaçla araçların ruhsat fotokopilerinde araç modelleri ve
plakalarının değiştirilmesi şeklindeki eylemin, TCK 236/2. maddesinde düzenlenen edimin ifasına fesat
karıştırma suçunu oluşturduğu ve maddede tahdidi olarak sayılan hallerden ( e ) bendindeki “Hizmet
niteliğindeki edimin, ihale kararında veya sözleşmede belirtilen şartlara göre verilmemesine veya eksik
verilmesine rağmen verilmiş gibi kabul edilmesi” kapsamında kaldığı, söz konusu suçun özel faillik
niteliği taşıyan kimselerce yani edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlilerince
işlenilebileceği de bir tereddüt bulunmadığının kabulünün gerektiği, bu itibarla 5237 sayılı TCK’nın
40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve TCK 236/2-e maddesi uyarınca edimin ifası sürecinde
görev alan kamu görevlileri tarafından işlenebilen edimin ifasına fesat karıştırma suçuna iştirak eden
diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alınarak, ihaleyle
üstlenilen işin görülmesinde kullanılan araçların sözleşme ve teknik şartnameye uygun olup olmadığının
tespiti ve denetiminde görevli belediye görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunularak, dava
açılması halinde bu dosya ile birleştirilmesinden sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri
gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde beraat kararları verilmesi, bozmayı gerektirmiştir. (5.
CEZA DAİRESİ Tck 236 E. 2013/5481 K. 2014/10031 T. 22.10.2014)
KARAR : İddianamede yer alan “Kahta Devlet Hastanesine 150.000 adet çekim karşılığı dijital röntgen
sistemi hizmet alımı ihalesinde…… ihale yetkilisi olarak görev yapan sanıkların; ihale lehine
sonuçlanan şirket, sözleşmeye aykırı biçimde edimin ifasına geç başladığı halde işe başlama tarihine
ilişkin tutanak düzenlemeyip idari şartname uyarınca ceza uygulamadıkları…” şeklindeki isnadın
sübutu halinde edimin ifasına fesat karıştırma suçunu oluşturabileceği ve bu suça ilişkin delilleri
takdir, tartışma ve davaya bakma görevinin 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge
Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 11. maddesi uyarınca Asliye Ceza
Mahkemesinin görevi kapsamında bulunması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği
gözetilmeden, karar tarihinde faaliyette bulunan Sulh Ceza Mahkemesinde yargılamaya devam
edilerek yazılı şekilde hükümler kurulması, bozmayı gerektirmiştir. (5. CEZA DAİRESİ Tck 236 E.
2013/10598 K. 2015/14478 T. 17.9.2015)
KARAR : Büyükşehir Belediye Genel Müdürlüğünde çalışan ve 248 güvenlik görevlisinin 2009-2010
yıllarındaki yazlık giyim alımı işinde görevlendirilen sanıkların; alımı yapılan malzemelerin
şartnameye uygunluğunun anlaşılması için laboratuar muayenesi gerektiği halde salt fiziksel
muayene ile yetinerek şartnamede belirtilen özellikte mal alınmamasına neden olduklarının iddia
edilmesi karşısında, eylemlerin sübutu halinde TCK’nın 236. maddesinde düzenlenen edimin ifasına
fesat karıştırma suçunun oluşabileceği ve bu suça bakma görevinin asliye ceza mahkemesine ait
olduğu gözetilmeksizin, görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm
kurulması, bozmayı gerektirmiştir. (Tck 236 E. 2013/1803 K. 2014/7251 T. 1.7.2014)
KARAR : Mersin gar ve çevresi bakımıyla peron karo yapımı ve Tarsus, Yenice, Zeytinli çevre düzenleme
işlerinin maliyet ve kabul komisyonunda görev alan kamu görevlisi sanıklar A, N, H ve M ile söz konusu
işin ihalesini alan sanıklar R ve İ’in işin nevi ve miktar bakımından keşif ve metrajlardaki istenen
kriterlere uymamasına rağmen iş tam yapılmış gibi teslim alınması suretiyle edimin ifasına fesat
karıştırıldığı iddiasıyla haklarında kamu davası açıldığı ve iddianamede Mersin 9. Asliye Ceza
Mahkemesinin 2007/639 Esas sayılı dosyasıyla hukuki ve fiili irtibat nedeniyle birleştirilmesinin talep
edildiği, mahkemece bu husus değerlendirilmeden yargılama yapılıp beraat hükümleri kurulduğu, Uyap
sisteminden yapılan sorgulamada, iddianamede birleştirilmesi talep edilen Mersin 9. Asliye Ceza
Mahkemesinin dosyasında 29/11/2007 tarihli iddianameyle sanıklar hakkında aynı eylemlerden
bahsedilerek edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucu
beraatlerine karar verildiği, katılan vekilinin temyizi üzerine Dairemizin ilamıyla hükümlerin eksik
soruşturma nedeniyle bozulduğu anlaşılmakla; bahsedilen sanıklar hakkında mükerrer dava olup
olmadığı, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma durumunun bulunup bulunmadığının
değerlendirilmesi, diğer sanıklar yönünden ise aradaki bağlantı gözetilerek her iki dava dosyasının
varsa benzer dosyaların birleştirilerek sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi yerine yazılı şekilde
beraat kararları verilmesi, bozmayı gerektirmiştir. (Tck 236 edimin ifasına fesat karıştırma suçu E.
2013/9421 K. 2015/12588 T. 16.6.2015)
KARAR; “…Karayolları 15. Bölge Müdürlüğü’nde 01/04/2008 tarihinde yapılan yol yapım ihalesinden
önce … firması ile… firmasının yetkilileri olan sanıkların aralarında yaptıkları telefon görüşmelerinden
ihaleyi … firmasının kazanmasını temin için tekliflerin ayarlanması konusunda anlaşmaya vardıkları,
yapılan anlaşma uyarınca ihaleyi … firmasının aldığı, sanıkların ihalelerin hangi firma üzerinde
kalacağına dair telefon görüşme içerikleriyle uyumlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
konu olan 29/04/2008 tarihli ihaleyi Yılmaz Madencilik firmasının, 02/05/2008 tarihli ihaleyi ise…
firmasının kazandığı, iletişim tespit tutanakları içeriğinden sanıkların ihale öncesi aralarında anlaşarak
ihaleye katılacak ve kazanacak kişi ya da firmayı belirlediklerinin anlaşıldığı, ihale belgelerine göre
ihalede isteklilerin teklif ettiği bedellerin idarenin tespit ettiği yaklaşık maliyet tutarından daha
düşük olduğu, ihaleyi yapan … 15. Bölge Müdürlüğünün dosya kapsamındaki yazısında kurumlarının
zarara uğramadığının bildirildiği, bu durumda sanıkların eylemlerinin sonucu olarak ilgili kamu
kurumu açısından açık bir zararın meydana geldiğinden söz edilemeyeceği ve kuşkulu kaldığı
gözetilmeden sanıkların 6459 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 235/3-b maddesi yerine aynı Yasanın
235/1. maddesine göre uygulama yapılması neticesinde fazla ceza tayini,
Sanıklar hakkında 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 17/a maddesi yollamasıyla anılan Yasanın 59/1.
maddesi uyarınca yasaklama kararına hükmedilmemesi,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarih
ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53/1.
maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, sanıklar müdafiileri ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla
yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321.
maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5. Ceza Dairesi 2015/10825 E. , 2016/9922 K.
KARAR; “… Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğünün 01/11/2007 tarihli yazısına istinaden …Ürün alımı için
“Olur” alınarak ihale onay belgesinin düzenlendiği, yaklaşık maliyetin tespit edildiği, idari şartnamenin
hazırlandığı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19. maddesine göre Açık İhale Usulü ile ihaleye çıkıldığı,
ihale komisyonunun belirlendiği, 17/12/2007 tarihinde yapılan ihaleye 2 firmanın teklif verdiği,
bunlardan … ilaç ve ilaçlama firmasının teklifi ekinde ihaleye katılım için gerekli belgelerin noksan
olduğu gerekçesi ile ihale dışı bırakıldığı, diğer firma olan … Çevre Sağlığı Danışmanlık Paz. ve Taah. ve
Tic. firmasına işin 307.500.00- YTL ihale bedeli üzerinden ihalesine karar verildiği, 07/01/2008 tarihinde
sözleşme imzalandığı, 01/11/2007 tarihli başkanlık “olur” una ekli idari şartnamenin başlığında ve
metninde ihale komisyonunun görevlendirilmesine ilişkin 20/11/2007 tarih ve 2408 sayılı yazı ile
yaklaşık maliyet tespit tutanağında 1000 kg ICON 10 CS ve 1000 kg vectolex WDG ilaç alımının
yapılacağının belirtildiği ancak alım konusunun “Larvasit ürün” olması sebebiyle 4734 sayılı Kamu İhale
Kanununun 12/2. maddesi, Mal Alımları İhaleleri Yönetmeliğinin 17/2. maddesine göre marka
belirtilmesinin yasak olduğu, yine İdari şartnamenin 7.2.2. maddesinin (b) fıkrasında, isteklinin
bilançosundaki öz kaynak oranının (Öz kaynaklar/toplam aktif) en az 0,10 olması gerektiğinin
belirtildiği, … firmasının bilançosuna göre öz kaynaklar toplamı 42.027,37 aktif varlıklar toplamının ise
435.412.36 olduğu, bu rakamlara göre özkaynaklar oranı = 42.027.37/435.412.36 = 0,096 olarak
bulunduğunda … firmasının idari şartnamenin 7.2.2. maddesinin (b) fıkrasına göre ihaleye
katılamayacak durumda olmasına rağmen ihale komisyonu tarafından 0,096 rakamının 0,10 şeklinde
yuvarlandığı, bu suretle ihale komisyonu başkan ve üyeleri olan …, ile ihaleyi onaylayan …’un ICON 10
CS ve Vektolex WDG ibarelerinin ilaç markası olması sebebiyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 12/2.
maddesinde, şartnamede marka belirtilmesinin yasak olmasına rağmen, markanın şartnamede yer
almasını, ayrıca ihaleyi kazanan … Çevre Sağlığı firmasının öz kaynaklarının toplamının en az 0.10
olması gerekirken, bu oranı sağlayamayan … Çevre Sağlığı firmasının ihaleye katılma şartlarını
taşımaması sebebiyle ihale dışı bırakılması gerekirken ihalenin bu firmaya verilmesini sağladıkları
anlaşılan olayda; sanıkların eylemlerinin TCK’nın 235/2.a (2) maddesinde tanımlanan ihaleye fesat
karıştırma suçunu tüm unsurlarıyla oluşturduğu gözetilmeden mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde
yanılgılı değerlendirme sonucu beraatlerine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan,
hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca
BOZULMASINA” 5. Ceza Dairesi 2014/1087 E. , 2016/8505 K.
KARAR; “.. XXX istasyon sahasında bulunan istasyon binasının duvar temizliği, iç ve dış cephe bakımı ve
onarımı, bozuk rampa düzeyinin betonlanması yapım işlerinin kabul komisyonu üyesi olan kamu
görevlisi sanıklar ile ihaleyi alan yüklenici firma sorumlusu sanıkların, ihale konusu işlerde yaklaşık
maliyet ölçümlerini yüksek belirleyip işin nevi ve miktar bakımından keşif ve metrajlarda istenen
kriterlere uymamasına rağmen tam yapılmış gibi teslim almak suretiyle edimin ifasına fesat
karıştırdıkları iddiası ile yapılan yargılamada beraatlerine karar verilmiş ise de; 05/10/2009 tarihli
bilirkişi raporunda yüklenici olan sanıkların yaklaşık maliyetlerden fazla gösterilmiş metrajlar kadar
işleri yapmamış olmalarına rağmen yapmış gibi fazla metrajlar ve şartnameye göre farklı pozlar
göstermek suretiyle fazla hakedişler almak, ölçüm ve kabul komisyonlarında görev alan sanıkların
ise teslim aldıkları işlerin ölçümlerini, metrajlarının kontrol ve incelemelerini yapmayarak yüklenici
firmalara fazla ödemeler yapılmasına sebebiyet vermek şeklinde gerçekleşen eylemlerinde atılı
suçun yasal ve maddi unsurlarının oluştuğunun belirtilmesi ve sanıkların ihale konusu işin teslimine
yönelik işlemlerin ölçüm yapılmadan gerçekleştirildiğine dair ikrarları karşısında; kamu görevlisi olan
sanıkların zincirleme edimin ifasına fesat karıştırma suçundan, TCK’nın 236/2-d maddesi uyarınca,
yüklenici sanıkların ise TCK’nın 40/2. maddesi gereğince bu suça iştirak etmekten dolayı ayrı ayrı
mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan,
hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca
BOZULMASINA,” 5. Ceza Dairesi 2014/4483 E. , 2016/8146 K.
KARAR;” … İl Özel İdaresi ile yüklenici firma arasında imzalanan sözleşme ile okul inşaatı yapım işinde,
söz konusu inşaatla ilgili projenin inceleme ve onayı aşamasında … Müdürlüğü müdür yardımcısı sanık
…, proje şube müdürü sanık … ve inşaat mühendisi sanık … ile projenin inşaat sahasına uygulanması
hususunda görev alan kontrol şefi sanık …, kontrol amiri sanık … ve kontrol mühendisi sanık …’nin
sözleşmeye aykırı olarak istinat duvarı yükseklik standartlarının üstünde yapılan duvar ile üzerine inşa
edilen bahçe duvarını ve korkuluğun proje onayını yaptıkları, fen ve sanat kurallarına uyulmayan ve
biriken suların drenajına uygun vasıfta dolgu malzemesi kullanılmayan istinat duvarının yağmur
sularına dayanamayıp yıkılması sebebiyle sanıklar hakkında projeyi onayladıkları, hatalı projeyi
sahaya uyguladıkları, geçici ve kesin kabul işlemlerinde hatalı davrandıkları gerekçesiyle ihmali
davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, sanıkların
üzerlerine atılı eylemlerinin sübutu halinde edimin ifasına fesat karıştırma suçunu oluşturabileceği,
delillerin takdir ve tartışmasının, davaya bakmanın 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile
Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 11. maddesi uyarınca
Asliye Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu ve hüküm tarihinde faaliyette bulunan … 3.
Sulh Ceza Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam
edilmesi ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemeden yükleniciler hakkında aynı eylemden dolayı …
8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/53 Esas sayılı dosyası üzerinden edimin ifasına fesat karıştırma
suçundan yargılamanın yapıldığı ve dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderildiğinin
anlaşılması karşısında, anılan bu dosya ile arasında suçun sübutunun ve vasfının değerlendirilmesi
bakımından CMK’nın 8/1. maddesinde yer aldığı şekilde hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle
akıbetinin araştırılması, hüküm kurulan dosyanın sonucunun beklenilmesi, bozularak derdest hale
gelmesi durumunda birleştirilmesi, onanarak kesinleşmesi veya birleştirme olanağının kalmaması
halinde ise asılları veya onaylı örnekleri bu dosya arasına konularak birlikte değerlendirilmesi ve
sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma
ile yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması, 5. Ceza Dairesi 2014/7247 E. , 2016/9302 K.
KARAR; “Sanık …’in … Sanayinin şirket ortağı olduğu, sanık …’nın şirket çalışanı ve aynı zamanda harici
ortağı olduğu, sanıklar … ve …’ın … ile yaptıkları 25.10.2011 tarihli ve 2011/56 numaralı sözleşme
gereği … İstasyonunda beton traverslerin kırılması işini yaptıkları, ancak ihale şartnamesine aykırı
olarak istasyonda çalışan … görevlisi olan sanık … ile anlaşarak kırılan beton traverslerin içerisinde
bulunan ve sözleşmeye göre … ye teslim etmeleri gereken demir çubukları teslim etmeyerek diğer sanık
…’in kullanımındaki… plakalı kamyon ile bir çok kez naklettikleri, en son suç tarihi olan 25.05.2012
tarihinde bu demirleri yine aynı kamyon ile Uşak İline götürdükleri, yapılan ihbar üzerine kamyon
kasasında ihale şartlarına uygun olmayan 3.380 kg demir çubuk bulunduğunun anlaşılması
karşısında sanıkların TCK’nın 37 maddesi bağlamında iştirak halinde gerçekleşen eylemlerinin TCK’nın
236/1, 2-a, b maddelerinde yaptırım altına alınmış edimin ifasına fesat karıştırma suçunu
oluşturduğunun gözetilmemiş olması,” 13. Ceza Dairesi 2015/10969 E. , 2016/15464 K.
Yargı kararlarından da anlaşılacağı üzere, ihaleye fesat karıştırma veya edimin ifasına fesat karıştırma
suçu için Türk Ceza Kanunda belirtilen fiillerin gerçeklemesi gerekmektedir.
Diğer taraftan gerek 4734 sayılı Kanun gerekse de 4735 sayılı Kanunda görevlilerin ceza
sorumluluğuna ilişkin düzenlemeye gidilmiştir:
4734 sayılı Kanun 60.madde
Görevlilerin Ceza Sorumluluğu
4734 sayılı Kanun 28.madde
Görevlilerin Ceza Sorumluluğu
İhale yetkilisi ile ihale komisyonlarının başkan ve
üyeleri ile ihale işlemlerinden sözleşme yapılmasına
kadar ihale sürecindeki her aşamada görev alan
diğer ilgililerin; 17 nci maddede belirtilen fiil veya
davranışlarda bulunduklarının, görevlerini kanuni
gereklere uygun veya tarafsızlıkla yapmadıklarının,
taraflardan birinin zararına yol açacak ihmalde veya
kusurlu hareketlerde bulunduklarının tespiti halinde,
haklarında ilgili mevzuatları gereğince disiplin cezası
uygulanır.
Ayrıca, fiil veya davranışlarının özelliğine göre
haklarında ceza kovuşturması da yapılır ve
hükmolunacak ceza ile birlikte tarafların uğradıkları
zarar ve ziyan genel hükümlere göre kendilerine
tazmin ettirilir.
Bu Kanuna aykırı fiil veya davranışlardan dolayı
hüküm giyen idare görevlileri, bu Kanun kapsamına
giren işlerde görevlendirilemezler.
Bu Kanun kapsamına giren işlerden dolayı yargı
organlarınca herhangi bir ceza verilmiş olanlar, bu
Kanun kapsamına giren bütün kamu kurum ve
Muayene ve kabul komisyonlarının başkan ve üyeleri,
yapı denetim görevlileri ve ihtiyacın karşılanma
sürecindeki her aşamada görev alan diğer ilgililerin,
görevlerini kanunî gereklere uygun veya tarafsızlıkla
yapmadıklarının, taraflardan birinin zararına yol açacak
ihmalde veya kusurlu hareketlerde bulunduklarının
tespiti halinde, haklarında ilgili mevzuatları gereğince
disiplin cezası uygulanır.
Ayrıca, fiil veya davranışlarının özelliğine göre
haklarında ceza kovuşturulması da yapılır ve
hükmolunacak ceza ile birlikte tarafların uğradıkları
zarar ve ziyan genel hükümlere göre kendilerine
tazmin ettirilir.
Bu Kanuna aykırı fiil veya davranışlardan dolayı hüküm
giyen idare görevlileri, bu Kanun kapsamına giren
işlerde görevlendirilemezler.
Bu Kanun kapsamına giren işlerden dolayı yargı
organlarınca herhangi bir ceza verilmiş olanlar, bu
Kanun kapsamına giren bütün kamu kurum ve
kuruluşlarınca bu Kanunun ve ilgili diğer mevzuatın
uygulanması ile görevli ve yetkili kadrolara atanamaz
ve görev alamazlar.
5 inci maddede belirtilen ilkelere ve 62 nci maddede
belirtilen kurallara aykırı olarak ihaleye çıkılmasına
izin verenler ve ihale yapanlar hakkında da yukarıda
belirtilen müeyyideler uygulanır.
kuruluşlarınca bu Kanunun ve ilgili diğer mevzuatın
uygulanması ile görevli ve yetkili kadrolara atanamaz
ve görev alamazlar.
Yukarıda yer verilen kanun hükümleri incelendiğinde kamu görevlilerinin, Kamu İhale Kanunun başta
temel ilkeleri olmak üzere, yasak fiil ve davranışların neler olduğunu, görevinin çerçevesini çok iyi
bilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
3. Mali Sorumluluk Riski
Mali sorumluluk açısından olaya bakıldığında, kamu zararının tanımlanması gerektiği ortadadır. Kamu
zararı ise 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun 71.maddesinde aşağıdaki şekilde
tanımlanmıştır:
“Madde 71- (Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur
veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu
kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.”
Diğer taraftan Anılan Kanun’un yukarıda yer verilen maddesinde, kamu zararından bahsedebilmek için
bazı unsurların gerçekleşmesi gerektiği belirtilmektedir. Buna göre;
“Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır.”
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden şunu anlamak gerekiyor;
Kamu zararına, kamu görevlileri tarafından sebep olunabilir,
Kamu zararından bahsedebilmek için kamu kaynağında artışa engel ya da eksilmeye neden olunması
gerekmektedir,
Kamu görevlisinin kusuru olması şarttır,
Kanunda sayılan bir sonucun ortaya çıkması gerekmektedir.
İhale işlemlerinde kamu zararından bahsedebilmek için yukarıda sayılan unsurlardan birinin
gerçekleşmesi şarttır. Örneğin;
“… Tur San. ve Tic. Ltd. Şti. yükleniminde bulunan … hizmet alımı işine ait idari şartnamenin 25.5.
maddesine kısa vadeli sigorta kolları prim oranı %2,5 olarak tespit edilmiştir. Bununla birlikte hakedişe
ekli SGK tahakkuk fişinde söz konusu prim oranı %1,5 olarak tahakkuk ettirilmiştir. %2,5 yerine % 1,5
üzerinden eksik ödemesine rağmen hakediş ödemeleri yükleniciye tam yapılmıştır.
Kamu zararı tutarı tahsil edilmiş ve dairece de ilişilecek bir husus kalmadığı yönünde karar verilmiştir.
İhale dokümanında açıkça belirtilen bir hükme aykırı bir işlemin yerine getirildiği anlaşıldığından
Başsavcılığın kamu zararının oluşmadığı yönündeki iddiasının yerinde değildir. Öte yandan böyle bir
uygulamanın mevzuata uygun olduğunu ifade etmek ayrıca ihaledeki rekabet şartlarını zedeleyici bir
sonucu da beraberinde getirecektir.”1
Açıklanan nedenlerle, Başsavcılık temyiz talebinin reddi ile 8 sayılı ilam 4’üncü maddesiyle verilen
hükmün TASDİKİNE, Oyçokluğu ile;
Sayıştay Başkanlığının verdiği bir Temyiz Kurulu Kararı ile harcama yetkilisinin mali sorumluluğu için
kamu zararı ile görevlinin kusuru arasında illiyet bağının kurulmasının zorunlu olduğu sonucuna
varmıştır.
Dolayısıyla, harcama yetkilisinin sorumluluğunun kusura dayalı olduğunu, mali sorumluluğun
tespitinde illiyet bağının ortaya konulmasının gerektiğini belirtmiştir.
Kararda yer alan önemli tespitler aşağıda yer verilmiştir:
“…Bu çerçevede, kamu zararından ve mali sorumluluktan bahsedilebilmesi için her somut olayda, kamu
görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin
bulunması; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya
eksilmeye neden olunması ve kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması durumu ile
mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem arasında bir illiyet bağının olması şartlarının birlikte aranması
gerekmektedir. Zira, 1050 sayılı Kanuna hakim olan kusursuz yani objektif sorumluluk ilkesinin yerine
5018 sayılı Kanunla kusur sorumluluğu ilkesi getirilmiştir.
Temel ilke olarak kusur sorumluluğunu esas alan 5018 sayılı Kanun uyarınca kamu görevlilerinin mali
karar, işlem veya eylemleri sonucu oluşan kamu zararından sorumlu olduklarına hükmedilebilmesi için
manevi unsur olarak kasıt, kusur veya en azından bir ihmalin varlığı gerekmektedir.”
“…Açıklanan nedenlerle; bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata
aykırı harcama talimatı olmayan, hatalı işleme yönelik bir evrak düzenlemeyen, ödeme emri belgesi
üzerinde kontrol işlemi yapma görevi bulunmayan, böyle bir görevi bulunsa bile, hatalı imalatı ödeme
emri belgesi ve eki belgelerden tespit etme imkanı bulunmayan harcama yetkilisinin sorumlu tutulması
mümkün değildir.
Söz konusu iş ile ilgili olarak, sadece imalatı yerinde incelemelerine rağmen işin sözleşme ve
şartnamesine uygun ve eksiksiz olarak tamamlandığı yönünde belge düzenleyen kontrol görevlileri ve
geçici/kesin kabul heyeti üyelerinin sorumluluğundan söz edilebilir.” Sayıştay Temyiz Kurulu Kararı:
Tutanak Tarihi : 17.02.2015
4. İdari Sorumluluk Riski
İdari sorumluluk ise disiplin soruşturması ve disiplin cezası verilmesi olarak kendini
gösterebilmektedir.
Örneğin, ihale komisyonu üyeliğinin kabul edilmesi, uygun bir şekilde veya zamanında yerine
getirilmemesi, derecesine göre uyarma, kınama veya aylıktan kesme cezası ile tecziye edilmesine
neden olabilecektir.
Diğer taraftan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5’nci maddesinde “Bu
Kanuna göre yapılacak ihalelerde açık ihale usulü ve belli istekliler arasında ihale usulü temel
usullerdir. Diğer ihale usulleri Kanunda belirtilen özel hallerde kullanılabilir.” hükmü bulunmaktadır.
Görüleceği üzere kanun koyucu kamu idarelerine satın alma modellerinden ilk olarak açık ihaleyi
kullanın demektedir. Bunun temel nedeni ise açık ihale usulünde rekabet ilkesinin çok daha yoğun
olmasıdır. Şüphesiz ki birkaç firmadan teklif alınarak gerçekleştirilen doğrudan temin yöntemiyle
alımda bu ilkenin olması beklenemez.
Ayrıca Kanun koyucu aynı Kanunun 60’ncı maddesinde “Temel ilkelere” hareket eden kamu
görevlilerinin karşılaşacakları yaptırımları da hukuki zemine kavuşturmuştur.

1
Sayıştay Temyiz Kurulu Kararı, Dosya No 39846 Tutanak No 42497 Tutanak Tarihi 21.12.2016
Ancak bazen satın alma birimleri ihtiyaçların ivediliği, sorunların hemen çözülmesi, nasıl olsa bir şey
olmaz gibi veya başka sebeplerle bu madde hükmüne aykırı olarak ihale usulleri ile gerçekleştirilmesi
gereken satın alımlarını doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirmekte olup Sayıştay denetim
raporlarında bu hususa yönelik tespitler de bulunmaktadır.
Hukuka aykırı gerçekleşen bu satın alımlar çoğu zaman sorun oluşturmamakla beraber, bir sebeple
soruşturma söz konusu olduğunda kanuna aykırı hareket eden kamu görevlileri hakkında önemli
disiplin cezaları verilebilmektedir. Geçtiğimiz günlerde Danıştay tarafından verilmiş bulunan bir
kararın uygulayıcılar tarafından bilinmesinde fayda görmekteyiz.
Bir hastanede gerçekleşen bir olayda ihale yöntemleri ile gerçekleştirilmesi gereken bir satın alma
işlemi doğrudan temin ile gerçekleştirilmiştir.
Gerçekleştirilen soruşturma sonucunda ihale yetkilisine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun
disiplin hükümlerinin yer aldığı 125’nci maddesindeki C/a bendindeki kasıtlı olarak; verilen emir ve
görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları
yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor
kullanmak fiiline girdiği gerekçesiyle 1/15 oranında aylıktan kesme cezası verilmiştir.
İhale yetkilisi bu işlemi verilen cezanın ağır bir ceza olduğu satın almanın doğrudan temin ile
gerçekleştirilmesinde kastının olmadığı gerekçesiyle idari yargı yerine taşımıştır. Danıştay kararının
önemli bölümü aşağıda verilmiştir:
Uyuşmazlık konusu olayda;
“… Devlet Hastanesi’ni temsilen başhekim olan davacı ve hastane müdürü ile … Bilgisayar Sis. Ltd. Şti.
arasında 17.09.2007 tarihinde imzalanan “Hasta Tanıma Sistemi, Hasta Tanıtım Kart Hizmetleri
Sözleşmesi”nde 2,00 TL fiyat üzerinden 35.000 kart satılmasının amaçlandığı, firmanın tüm gelirini
satılacak hasta tanıtım kartından sağlayacağı, kartların satımı sona erdiğinde sistemin hastaneye
devredileceği ve bundan sonra sağlanan gelirin hastaneye döner sermaye olarak kaydedileceğinin
hüküm altına alındığı ve bahsi geçen devir işleminin de 08.07.2009 tarihinde gerçekleştirildiği, ancak
anılan hastanede hizmet alım sözleşmesi uyarınca kurulan hasta tanıma sisteminin Kamu İhale Kanunu
hükümleri uyarınca ve ihale yoluyla gerçekleştirilmesinin gerektiği, uyuşmazlık konusu olayda ise
davacının anılan mevzuat hükümlerine uymayarak bahse konu hizmet alım işini doğrudan ilgili
firmaya tevdi ettiği, hal böyle iken mevzuat hükümlerine uyulmadan yapılan söz konusu hizmet alımı
işinde davacının kusurla hareket ettiğinin kabul edilemeyeceği gibi davacının hizmet alımında
uygulanacak olan mevzuat hükümlerini bilmediğinden de söz edilemeyeceği, davacı hakkında ileri
sürülen eylemin ancak kasıt ile gerçekleştirilebilecek bir eylem olduğu, eylemin kusur ile işlenmesine
hukuki imkan bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından davacının 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 125/C-a maddesi uyarınca 1/15 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına
ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.2

diyerek söz konusu fiilin kasıtlı işlendiği, bunun en önemli delilinin de ihale yetkilisince mevzuatın
bilinemeyeceği sebebinin geçersiz olduğu gerekçesiyle idare tarafından aylıktan kesme cezasının
verilmesinin hukuka uygun olduğuna oy birliği ile kabul etmiştir.
Karar gayet açık ve net;
İhale usulü ile gerçekleştirilmesi gereken bir alımın doğrudan temin ile gerçekleştirilmesi durumunda
satın alma sürecinde görev yapan özellikle satın almaya karar verenler aylıktan kesme cezası ile karşı
karşıya kalabilirler.3

5. Sonuç ve Öneriler

2
Danıştay 12. Dairesi Esas No: 2011/4921 Karar No: 2015/2943 kararı
3
https://www.malihakem.com/analizler/ihale-usulu-ile-gerceklestirilmesi-gereken-bir-alimin-dogrudan-teminile-gerceklestirilmesi-disiplin-sucunu-mu-gerektirir_an253.html
Kamu görevlilerinin, üstlenmekten en çok korktuğu alanların başında gelir, ihale işlemleri. Eğer riskler
bilinmezse önlemler de yetersiz veya eksik kalabilir.
Bu çerçevede ihale işlemlerine yönelik aşağıdaki önerilerimiz bulunmaktadır:
– İdarenin tümünde uygulanmak üzere güncel, ayrıntılı ve süreç bazlı ihale kontrol listesi
hazırlanmalıdır, bu form belli aşamalarda imzaya sunularak, uygulanması sağlanmalıdır,
– Ön mali kontrol etkin çalıştırılmalı, ön mali kontrole tabi işlemler risk esaslı belirlenmelidir,
– Hizmet içi eğitim faaliyetleri vaka/olay incelemesine dayanmalı, uygulamadaki sorunlara
yönelik eğitim çalışmaları sürekli ve düzenli verilmelidir,
– Özellikle ihale komisyonu, muayene ve kabul komisyonu gibi yapılarda görev alan
personelinin, ön hazırlık yapması, rol aldığı görevle ilgili her hangi bir çalışma öncesinde
araştırma yaparak hazırlık yapılması sağlanmalıdır,
– İdare görevlilerinin, Kamu İhale Kurumu uyuşmazlık kararları gibi içtihat, emsal karar veya
örnek olay araştırma becerisi kazandırılmalıdır,
– İhale mevzuatı değişikleri takip edilmeli ve değişiklerin anında bildirilmesine yönelik yönetim
bilgi sistemi geliştirilmelidir, buna yönelik çevrimiçi yazılım satın alması sağlanmalıdır,
– İhale süreçlerinde görev alanların tam ve zamanında kontrol görevlerini yapabilmelerinin
şartları sağlanmalıdır, örneğin, ihale işlem dosyasının ihale komisyon üyelerine zamanında,
eksiksiz verilmesi (yaklaşık maliyet gizli diye verilmesinden kaçınılmamalıdır), kontrol teşkilatı
gibi kabul, teslim görevlilerine teknik şartnamenin verilerek, işlemlerinin buna göre
yapılacağının bildirilmesi sağlanmalıdır,
– Kurum içi standartlaşmayı sağlayacak iç genelge gibi uyarıcı ve bilgilendirici çalışmalar
yapılmalı, kurum içinde özellikle doğrudan temin uygulamasında kullanılacak standart
formlar, süreçleri konusunda tüm harcama birimleri aynı yönde hareket etmesi sağlanmalıdır.