Bireysel Emeklilikte Yeni Uygulama

0
33

Bireysel Emeklilikte Yeni Uygulama

Taner ERASLAN
İç Denetçi

Bilindiği üzere, Türkiye’de emeklilik dönemi ile çalışma dönemi arasında refah, ücret ve diğer
sosyal haklar açısında ciddi fark bulunmaktadır. Bu kapsamda, yurtiçi tasarruf oranının düşük
olduğu söylenebilir.
TBMM tarafından, 10/08/2016 tarihinde kabul edilen 6740 sayılı Kanunla Bireysel Emeklilik
Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununda Değişiklik yapılmıştır. Söz konusu değişikle, otomatik
katılım uygulaması ile yurtiçi tasarruf oranının arttırılması planlanmaktadır. Bu yeni uygulama
ilk defa ülkemizde uygulanmamıştır. İngiltere, Yeni Zelanda ve ABD gibi ülkelerde, otomatik
katılım ile ilgili başarılı örnekler bulunmaktadır.
Bu kapsamda, yeni uygulamanın neler getirdiğini, cayma hakkının olup olmadığını ve nasıl
uygulanacağı konusunda aşağıdaki açıklamalar oldukça önemlidir:
– 45 yaşını doldurmamış ücret karşılığı bağımlı çalışanların 1/1/2017 tarihinden itibaren,
işverenin düzenleyeceği bir emeklilik sözleşmesiyle bireysel emeklilik sistemine dâhil
edilmesi amaçlanmaktadır.
– Bakanlar Kurulu, bireysel emeklilik sistemine dâhil edilecek işyerleri ile çalışanları ve bu
kapsamdaki uygulama esaslarını belirlemeye yetkili kılınmaktadır.
– Çalışan katkı payı 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesi kapsamında belirlenen prime esas
kazancın yüzde 3’üdür. Bu oranı iki katına kadar artırmaya ve yüzde 1’e kadar azaltmaya;
ayrıca katkı payına maktu limit getirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
– Katkı payı, en geç çalışanın ücretinin ödeme gününü takip eden iş günü işveren tarafından
şirkete aktarılacaktır. Çalışan, sözleşmede belirlenen tutardan daha yüksek bir tutarda kesinti
yapılmasını işverenden talep edebilecektir. Çalışan payının zamanında yatırılmaması halinde,
çalışanın kaybından işveren sorumlu olacaktır.
– Çalışan, emeklilik planına dâhil olduğunun kendisine bildirildiği tarihi takip eden iki ay
içerisinde sözleşmeden vazgeçebilecektir. Bu durumda ödenen katkı payları ve yatırım
gelirleri 10 iş günü içerisinde çalışana iade edilecektir. Şirket cayma süresince ödenen katkı
paylarının değer kaybetmemesini sağlayacak şekilde fon yönetiminden sorumlu
tutulmaktadır. Çalışan, Hazine Müsteşarlığınca belirlenen hallerde katkı payı ödemesine ara
verilmesini talep edebilecektir.
– Çalışan, iş değiştirdiği takdirde yeni işyerinde bu kapsamda bir emeklilik planı uygulanmakta
ise o sisteme hakları ve yükümlülükleri ile birlikte dâhil olacak; eğer uygulanmıyor ise talebi
halinde önceki işyerinde düzenlenmiş sözleşme kapsamında katkı payı ödemeye devam
edebilecek; talep etmez ise emeklilik sözleşmesi sonlandırılacaktır.
– Sistemin mevcut halinde çalışanların ödediği katkı payına eklenen yüzde 25 oranında Devlet
katkısı, bu sistemde de geçerli olacak; ayrıca çalışanın cayma hakkını kullanmaması ve Devlet
katkısını hak etmesi halinde çalışana sisteme girişte bir defaya mahsus olmak üzere 1.000
Türk Lirası ilave Devlet katkısı sağlanacaktır. Bakanlar Kurulu bu tutarı yarısına kadar
artırmaya ve azaltmaya yetkilidir.
– Emeklilik hakkının kullanılması durumunda birikimini en az 10 yıllık gelir sigortası sözleşmesi
kapsamında almayı tercih eden çalışana, birikiminin yüzde 5’i karşılığı ilave Devlet katkısı
sağlanacaktır.
– Sistem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca denetlenecektir. Denetimler kapsamında
tespit edilen her bir ihlal için 100 TL idari para cezası uygulanacaktır.
Yeni uygulamada, tasarrufu teşvik uygulamasında yaşanan nemalandırma sorunlarının
yaşanmamasını ümit ediyoruz.
Diğer taraftan, çalışan ücretlerinden kesilen katkı payının, işverence ilgili şirkete
aktarılmaması durumunda her ihlal için 100.-TL idari para cezası yeterli bir ceza değildir.
Diğer bir ifadeyle, işverenlerin kamuya borçları ortadayken, çalışandan kesilen tutarları
yatırmayan işverenlerden takip ve tahsilinde de sorun yaşanacağı ve çalışanın bu anlamda
mağdur olabileceği söz konusudur.
Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olan emeklilik sisteminde ciddi bir reforma ihtiyaç
bulunmaktadır. Bu kapsamda, konunun sosyal tarafları ile bu konuda titiz çalışmaları bulunan
akademisyenleri de içine alan bir çalışma programı sonun bu yönde radikal bir adım
atılmasının yerinde olacağı değerlendirilmiştir.
Kaynaklar;
https://www.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem26/yil01/ss410.pdf