Belediyeler İçin Birlikte Çalışabilirlik Rehberinin Önemi

0
34

Belediyeler İçin Birlikte Çalışabilirlik Rehberinin Önemi

Taner ERASLAN
İç Denetçi

1. Giriş
Merkezi ve yerel düzeydeki tüm kamu kurum ve kuruluşlarını ilgilendiren ve bu
idarelerin bilgi sistemlerinde uyulması zorunlu esas ve standartları belirleyen 2009/4 sayılı
Başbakanlık Genelgesi1
yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Genelge, “Birlikte
Çalışabilirlik Esasları Rehberini2
” duyurmakta olup, tüm kamu kurum ve kuruluşlarının
halihazırda kullanılan bilgi teknolojisi altyapılarının Rehber’de belirtilen standartlara uyumlu
olmayan unsurlarının, bütçe imkanları ve öncelikler çerçevesinde en kısa zamanda bu esaslara
uyumlu hale getirilmesinden söz ederek, idarelere konuyla ilgili sorumluluklar yüklemektedir.
Devlet Planlama Teşkilatı koordinasyonluğunda hazırlanan Rehber incelendiğinde ilk
bakışta daha çok bilgi işlem birimlerini ilgilendiren ve teknik konular içeren düzenlemelermiş
gibi gözükmektedir. Ancak, durum asla böyle değildir. Başta süreç yönetimi olmak üzere, iyi
yönetişim açısından önemli ve gerekli düzenlemeleri de içermekte olup, merkezi veya yerel
düzeydeki tüm kamu idarelerinin, her kademedeki çalışanlarını doğrudan ilgilendiren
çalışmalar olduğu görülecektir.
Bu çalışmada, bilişim teknolojilerinin kamu idarelerinde kullanılmasında uyulması
gereken standartların ve vatandaş odaklı çalışılmasını sağlayacak mekanizmaların kurulması
yönünde yürütülmekte olan çalışmaların, belediyelerimize yansımalarını incelemeye
çalışacağız.
Öncelikle söz konusu Rehber’in hazırlanmasına kadar olan süreçte dünyada ve
ülkemizde yaşanan gelişmeleri kısaca değerlendireceğiz. Sonrasında Rehber’i kısaca incelerek
bazı standartların ve teknik ayrıntıların neyi ifade ettiği üzerinde durulacaktır. Nihayetinde de
bu çalışmaların önemini vurgulamak ve iç kontrol sistemiyle bağını kurmak açısından, süreç
yönetimini ele alarak, süreç yönetimiyle ilgili çarpıcı örnekler vermeye çalışacağız. Bu
çalışmayla asıl amaçladığımız süreç yönetiminin bir kamu idaresinde uygulanabilirliğini ve
somut çalışmalarla özellikle belediyelerimize bu yöndeki çalışmaların neler katabileceğini
tartışmaktır.
2. Neden “Birlikte Çalışabilirlik”?
1970’lerden sonra gündeme gelen küreselleşme kavramını, maaşların, hizmetlerin,
paranın, teknolojinin, fikirlerin, enformasyonun, kültürün ve halkların hızlı ve sürekli
biçimde sınır ötesine akısı şeklinde tanımlamak mümkündür. Bu süreçte ülkelerin ekonomileri
bütünleşmekte, enformasyon devrimi yaşanmakta, pazarlar, şirketler, örgütler ve yönetimler

1
28/02/2009 tarihli ve 27155 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
2
http://www.bilgitoplumu.gov.tr/ adresinden temin edilebilir.
uluslar arası hale gelmektedir3
. Küreselleşen günümüz dünyasında bilişim teknolojilerinde baş
döndürücü gelişmelerin yaşandığı ve bu gelişmelerin, insan hayatının her alanına yansıyarak,
insanlara yeni yaşam biçimleri sunduğu gözlenmektedir.
Küreselleşmeyle birlikte bilişim teknolojileri, tarım, sanayi, hizmetler gibi sektörlerin
yanı sıra eğitim, sağlık, iletişim gibi yaşamın her alanında yoğun bir şekilde kullanılmaya
başlanmıştır. Yaşanan gelişmelerin şekillendirdiği toplum yapısı, “bilgi toplumu” ifadesiyle
tanımlanmıştır. Bu kavramla; bilgiye erişimin oldukça hızlı, ucuz ve kolay olduğu, bunun
sonucunda üretim ve tüketim ilişkilerinde muazzam değişimler yaşandığı, bu değişimlerin de
üretimin ve verimliliğin artmasına neden olan yeni teknolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel
gelişmeleri tetiklediği ve teşvik ettiği bir toplum yapısı anlatılmak istenmektedir.
Gerek merkezi gerekse yerel düzeydeki kamu kuruluşları da bu süreçten etkilenmiş,
bilgi teknolojilerinden yararlanarak maliyetlerini düşürmeye, bürokrasiyi azaltmaya,
vatandaşa daha hızlı, daha kaliteli hizmet vermeye başlamışlardır. Özel sektörde rekabetin
yarattığı devinim, kamuda farklı bir şekilde kendini göstermiş; az kaynakla daha fazla hizmet
sunma, saydam ve hesap verebilir bir yönetim sergileme, faaliyetlerinin sonuçlarını
kamuoyuyla paylaşma gibi yeni bir yönetim anlayışı benimsenmeye başlanmıştır. Toplumdan
da kamu idarelerine yönelik bu yönde beklentiler ve baskılar gelmeye başlamıştır.
Bu gelişmeler kamu idarelerinin de bilişim teknolojilerini önemsemeleri sonucunu
doğurmuştur. Hiç şüphesiz kamu idarelerinin bu yöndeki çabalarının onlara ciddi bir değer
kattığı herkesçe kabul edilmektedir. Günümüzde kamu idareleri hem işlemlerini
kolaylaştırmasından hem de vatandaş odaklı çalışmayı hedeflediklerinden, bilgi teknolojilerini
yoğun bir şekilde kullanmaya çalışmaktadırlar. Ancak bu teknolojilerin etkin kullanımı
yanında artık diğer kamu idareleriyle de uyumlu ve belirli standartlara uygun çalışma
sergilemeleri gerekecektir.
Bunun nedeni, özel sektörden farklı olarak kamu idarelerinin faaliyetlerinin birbiriyle
ilgili, ilişkili ve bağlantılı olmasıdır. Örneğin bir idarenin faaliyetinin bitmesiyle başka bir
kamu idaresinin faaliyeti başlayabilmektedir. Dolayısıyla kamu idarelerinin sistemleri bir
bütünün parçaları olarak algılanmalıdır. Bu durum, kamu idarelerinin birlikte hareket
etmelerini sağlayacak mekanizmaların kurulması zorunluluğunu ortaya koymaktadır.
Kamu idareleri, öncelikle, iç sistemlerini otomasyon ortamına aktarmaya ve tüm
faaliyetlerini/hizmetlerini bilişim teknolojilerini yoğun bir şekilde kullanarak
gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar. Bundan sonraki adımda ise kamu idareleri arasında artık
birlikte çalışabilirliğin sağlanabileceği bir platformun oluşturulması amaçlanmış, bunu
sağlamaya yönelik çalışmalar da hız kazanmıştır. Bu çalışmalarla amaçlanan vatandaşa tek
elden hizmet sunumunu gerçekleştirmektir.
Başta Avrupa Birliği olmak üzere tüm dünyada bu yöndeki çalışmalar yoğun bir
şekilde yürütülmektedir. Ülkemizde de4
;
 Kamu kurumlarının bireysel uygulamalarını entegre etmek,
 Güvenilir ve etkin uygulamalarla vatandaş odaklı kamu hizmeti sunumuna geçişi
sağlamak,
 Kurumsal hedefler yerine, tek bir bilgi toplumu hedefinde birleşmek,
 AB bilgi toplumu normlarına ulaşarak, ülkemizi küresel rekabette güçlü kılmak,

3 Yrd.Doç.Dr. Cahit AYDEMİR Ögr.Gör.Dr. Mehmet KAYA, “Küreselleşme Kavramı ve Ekonomik Yönü”
Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, www.e-sosder.com/dergi/20260-282.pdf
4 Recep ÇAKAL, “e-Dönüşüm Türkiye Projesi ve e-Devlet’e Geçiş Çalışmaları” , Türkiye-İngiltere e-Devlet
Semineri 09/09/2003
 Uluslararası en iyi örneklerden yararlanmak,
amaçlarıyla yola çıkılmış ve bilgi paylaşımını esas alan birlikte çalışabilir sistemler
yaratmaya yönelik çalışmalar bu kapsamda yürütülmeye başlanmıştır.
3. Kamu İdarelerimizde Bilişim Teknolojilerinin Kullanımı ve Birlikte
Çalışabilirlik Öncesinde Yürütülen Çalışmalar
İnternet ile 1993 yılında tanışan Türkiye’de kamu hizmeti sağlayan kurum ve
kuruluşlara ait internet sitesi sayısı hızla artmış, Ocak 2006 itibarıyla, 8.115’e ulaşmıştır5
. Her
ne kadar günümüzde birçok devlet kurumunun web sitesi olsa da, e-devlet alanındaki
çalışmaların etkileşim, katılım, şeffaflık, erişilebilirlik konularında arzu edilen düzeyde bir
iyileşme sağladığını söyleyebilmek mümkün değildir. Örneğin yapılan bir araştırmada,
vatandaşların sadece %3’ünün kamu bilgi ve hizmetlerine İnternet yolu ile ulaştığı Türkiye,
araştırmada incelenen 26 ülke arasında sonuncu olmuştur. Benzer şekilde, 11.000 İnternet
kullanıcısı ile görüşülerek gerçekleştirilen bir araştırmada da bu kişilerden sadece %9’nun bir
kamu kuruluşunun web sayfasını ziyaret ettiği, buna karşılık kullanıcılardan %25’inin
İnternet’i haber okumak, %19’unun iş bulma amaçlı, %14’ünün ise müzik dinlemek için
kullandığını nakletmektedir.6
Diğer taraftan, 2006 yılı e-Devlete Geçişte Kamu Kurumları İnternet Siteleri konulu
Performans Denetiminde; “Ülkemizde kamu kurumlarının internet siteleri, ağırlıklı olarak
bilgi ve doküman sunulan birinci düzey ve/veya elektronik yayıncılık yapılan ikinci düzey
sitelerdir. İnternet sitelerinden bu düzeyde hizmet sunulması, etkileşimli ve katılımcı kamusal
hizmet sunumunu hedefleyen e-Devlet için yeterli değildir. Oysa sunulan hizmet çeşidinin ve
kalitesinin artırılması, söz konusu hizmetlerin klasik usulde çalışanlar eliyle sunulmasından
ve dolayısıyla bürokratik işlemlerin devam etmesinden kaynaklanan maliyet ve zaman
kayıplarını önlemenin en önemli aracıdır. Üstelik, 2005 yılında kamu kurumlarının internet
sitelerinden vatandaşın yararlanma oranında önceki yıllara göre, yaklaşık %50 azalma
olmuştur. Bu durum, kamu internet sitelerinin vatandaşın tercih ve ihtiyaçlarına göre gözden
geçirilmesi gereğine işaret etmektedir. Vatandaşın günlük yaşamında ihtiyaç duyacağı,
uygulanması kolay ve etkisi yüksek hizmetlere öncelik verilerek, elektronik hizmet sunumu
geliştirilmelidir.” denilerek önemli tespitlerde bulunulmuştur.7
Yaşanmakta olan bu sorunların çözümü ve bilgi teknolojilerinden daha etkin
yararlanma amacıyla birçok düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemelerle, şeffaflık,
kesintisiz/sürekli hizmet, katılımcılığın artırılması, hizmete kolay, hızlı ve rahat erişim,
hizmet kalitesinin artırılması, harcamalarda tasarruf sağlanması, kırtasiye işlemlerinin kontrol
altına alınması, vatandaşın devlete olan güveninin artması amaçlanmaktadır.
Bu güne kadar yapılan çalışmaları kısaca değerlendirmek gerekirse; öncelikle,
Başbakanlık tarafından yayımlanan 1998/13 sayılı Genelge ile kamu yönetiminde bilişim
hizmetlerinin etkinliği sağlanmaya yönelik “Kamu-Net Üst Kurulu” oluşturulduğunu
görmekteyiz. Bu dönemde Başbakanlıkça yürütülen “Kamu-Net Kamu Bilgisayar Ağları”
projesiyle gerçek veya tüzel kişilere ilişkin mevcut bilgilerin gizlilik derecesi ve ulaşabilirliği
çerçevesinde, bilgisayar ortamında alışverişinin sağlanabilmesi için gerekli veri altyapısının
oluşturulması hedeflenmiştir.

5
Sayı, Sayıştay’ın “E-Devlete Geçişte Kamu Kurumları İnternet Siteleri” adlı çalışmadan alınmıştır. Sayıştay
Dergisi, sayı 62, s.143.
6 Mete YILDIZ, Yerel Yönetimlerde İnternet Uygulamaları ve e-Devlet,
http://www.bilgiyonetimi.org/cm/pages/mkl_gos.php?nt=537
7 Ayrıca konuyla ilgili bakınız: “e-Dönüşüm Türkiye Projesi Çerçevesinde Yürütülen Faaliyetler” konulu
Sayıştay Performans Denetim Raporu, Haziran-2006.
Türkiye’de bu yönde çalışmalar devam ederken, Avrupa Birliği’nde yaşanan
gelişmeler de ülkemizi doğrudan etkilemiştir. 15 AB ülkesinin Hükümet ve Devlet
Başkanları, Avrupa’nın gelecek onyılda “dünyadaki en rekabetçi ve dinamik bilgi tabanlı
ekonomisi” haline gelmesi hedefini 23-24 Mart, 2000 tarihinde Lizbon’da yapılan Avrupa
Konseyi toplantısında koymuşlardır. Bu hedef, Avrupa’nın bir an önce bilgi tabanlı
ekonominin, özellikle de Internet’in sağladığı fırsatlardan yararlanması gerekliliğini ortaya
çıkarmıştır. 19-20 Haziran 2000 tarihinde Feira’da yapılan toplantılarda eAvrupa Eylem Planı
(eEurope Action Plan) kabul edilmiştir.
11-12 Mayıs 2000 tarihlerinde Varşova’da yapılan Avrupa Bakanlar Konferansı’nda,
Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri, 15 AB ülkesi tarafından Lizbon’da ortaya konulan stratejik
hedefi benimsemiş; 15 AB ülkesinin ortaya koyduğu girişimin bir parçası olma konusunda
uzlaşmış ve aday ülkeler olarak kendileri için “eAvrupa-benzeri bir Eylem Planı” hazırlamaya
karar vermişlerdir. Başlangıçta “eEurope-like Action Plan” olarak adlandırılan bu girişime
sonradan “eEurope+ Action Plan” adı verilmiştir. İçinde Türkiye’nin de bulunduğu grup
hazırlamış oldukları eAvrupa+ eylem planında belirtilen ve dört ana maddede gruplandırılan
çalışmaları 2003 yılı sonuna kadar tamamlamayı taahhüt etmişlerdir.8
Bir yandan, Avrupa Birliği’ne aday ülkelerin gerçekleştirmesi öngörülen e-Avrupa+
eylem planı Ülkemizce kabul edilmiş, bu planda belirtilen çalışmaların tamamlanması ülke
olarak taahhüt edilmiş, diğer taraftan, Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin
Türkiye Ulusal Programı’nın bilim ve araştırmaya ilişkin 17. bölümünde de, e-Avrupa
girişiminin desteklendiği ve Türkiye’de bilgi toplumunu oluşturmak amacıyla e-Türkiye
girişiminin başlatılacağı beyan edilmiştir.
58. Cumhuriyet Hükümeti tarafından hazırlanan Acil Eylem Planı’nda yer alan KYR22 kodlu eylem, bugüne kadar Türkiye’de yürütülen bilgi toplumuna yönelik çalışmaların
bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesini öngörmüştür. Bu kapsamda, 2003/12 sayılı
Başbakanlık Genelgesi ile E-Dönüşüm Türkiye Projesinin amaçları, kurumsal yapısı ve
uygulama esasları belirlenerek, koordinasyonunu sağlamak üzere DPT bünyesinde, Bilgi
Toplumu Dairesi Başkanlığı oluşturulduğu kamu kurum ve kuruluşlarına
duyurulmuştur.Ayrıca, söz konusu Genelgede öngörüldüğü üzere e-Dönüşüm Türkiye
Projesi’nin üst düzeyde yönlendirilmesi ve izlenmesi amacıyla, ilgili kamu kurum ve
kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının üst düzey temsilcilerinden oluşan bir Danışma
Kurulu oluşturulmuştur.
Bu süreçte DPT Müsteşarlığı’nın koordinatörlüğünde, 2003-2004 dönemini kapsayan
Kısa Dönem Eylem Planı hazırlanmış, Danışma Kurulunun değerlendirmeleriyle son şekli
verilmiş Başbakanlığın 2003/48 sayılı Genelgesiyle duyurulmuştur. e-Dönüşüm Türkiye
Projesi Kısa Dönem Eylem Planı (KDEP)’nda yer alan 34 no’lu “Birlikte çalışabilirlik
esaslarının belirlenmesi ve rehber yayımlanması” eylemi çerçevesinde Devlet Planlama
Teşkilatı Müsteşarlığı koordinasyonunda;
E-Dönüşüm Türkiye Projesi Birlikte Çalışabilirlik Esasları Rehberi Sürüm 1.0 (Başbakanlık 2005/20 Sayılı
Genelge9
)
E-Dönüşüm Türkiye Projesi Birlikte Çalışabilirlik Esasları Rehberi Sürüm 2.0 (Başbakanlık 2009/4 Sayılı
Genelge10)

8
“Değişimin Rotası e-Türkiye”,
http://209.85.129.132/search?q=cache:pvfozzJJXb0J:www.teknoturk.org/docking/yazilar/tt000087-
yazi.htm+eeurope%2B+nedir&cd=6&hl=tr&ct=clnk&gl=tr
9
05/08/2005 tarih ve 25897 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
10 28/02/2009 tarih ve 27155 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Hazırlanmıştır. Sürüm 1.0 Başbakanlık Genelgesinin eki olarak yayımlanmışsa da,
Sürüm 2.0 Başbakanlık Genelgesinin ekinde yer almamaktadır. Genelge,
www.bilgitoplumu.gov.tr adresine yönlendirme yapmış, dolayısıyla, güncellemelerin artık
buradan yapılacağı duyurulmuştur. Söz konusu sitenin kamu idareleri tarafından takip
edilmesi gerekmektedir.
4. Birlikte Çalışabilirlik Rehberinin Kapsamı ve Önemi
Devlet Planlama Teşkilatı koordinasyonluğunda hazırlanarak, Başbakanlık
genelgeleriyle duyurulan Birlikte Çalışabilirlik Esasları Rehberleri ile e-Dönüşüm Türkiye
Projesi kapsamında; başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere, kamuya elektronik
ortamda hizmet sunan tüm kuruluşlar arasında birlikte çalışılabilirliğin sağlanması ve bu
çerçevede; yetki ve sorumluluklar, esas ve prensipler, yöntem ve kriterler ile teknik
standartların belirlenmesine yöneliktir.
Sürüm 2.0, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; genel esaslar ve birlikte
çalışabilirlik politikası, ikinci bölümde; bilginin sunumu, taşınması, değişimi, entegrasyonu,
güvenliği ve geliştirilen çözümlerin yaşam döngülerine ilişkin teknik standartlar
belirlenmiştir. Üçüncü bölümde ise önümüzdeki dönemde yürütülecek Rehber’i tamamlayıcı
nitelikteki çalışmalara yer verilmektedir.
Rehberde konu edilen süreç yönetimine geçmeden önce birlikte çalışabilirlik
kavramının Rehber’de nasıl tanımlandığı ve Rehber hakkında bazı bilgilere kısaca
değinmekte yarar görüyoruz. Birlikte çalışabilirlik; “bir sistemin ya da sürecin, ortak
standartlar çerçevesinde bir diğer sistemin ya da sürecin bilgisini ve/veya işlevlerini
kullanabilme yeteneği” olarak da ifade edilmektedir11
. Rehberle kamu idareleri için bazı
belirlemeler yapılmıştır:
i. Bazı standartlar belirlenmiş ve kullanılması önerilmiştir;
“Dosya sıkıştırma ve/veya arşivleme için aşağıdaki tabloda yer verilen formatlardan
herhangi birisi ya da birkaçı birlikte kullanılabilir.”
12
Bileşen Standart/Teknoloji Açıklama
Dosya sıkıştırma ve arşivleme
ZIP (.zip)
GZIP (.gz)
7ZIP (.7z)
Arşivleme TAR (.tar)
ii. Veri Entegrasyonu ve İçerik Yönetimine İlişkin Esaslar Belirlenmiştir:
İçerik yönetimi ve veri/bilgi paylaşımı için esaslar belirlenmiş, süreç yönetimine
geçilmesi zorunlu kılınmıştır. Süreç yönetimi çalışmalarında kullanılacak yazılım
uygulamaları belirlenmiştir.
Örnek olarak;
Bileşen Standart/Teknoloji Açıklama

11 E-Dönüşüm Türkiye Projesi Birlikte Çalışabilirlik Esasları Rehberi Sürüm 2.0, s:4,
http://www.bilgitoplumu.gov.tr/yayin/eDTrBirlikteCalisabilirlikv2.doc.
12 E-Dönüşüm Türkiye Projesi Birlikte Çalışabilirlik Esasları Rehberi Sürüm 2.0, s:11,
http://www.bilgitoplumu.gov.tr/yayin/eDTrBirlikteCalisabilirlikv2.doc.
Süreç modelleme İş süreçleri, süreç zincir çizenekleri (Process Chain Diagram)
kullanılarak modellenmelidir. Yazılım desteği sağlanacak süreçler
daha sonra UML kullanılarak detaylandırılacaktır.
Kullanılması önerilmektedir.
Süreç uygulama dili (web
servisleri için)
BPEL (Business Process Execution Language)
BPEL4WS (Business Process Execution Language for Web Services)
Süreç tanımlama (web servisleri
için süreç tanımı depoları)
ebXML Kullanılması önerilmektedir.
Süreçlerin çağırılması ASAP
iii. Veri Güvenliğine İlişkin Ortak Kriterler Belirlenmiştir:
Örnek olarak;
Bileşen Standart/Teknoloji Açıklama
Bilgi güvenliği yönetimi
için uygulama prensipleri
ISO/IEC 27002 Bilgi güvenliği yönetim sistemlerinde kullanılabilecek karşı önlem önerileridir.
Mümkün olan hallerde milli olarak üretilen karşı önlemlerin kullanılmasına azami
özen gösterilmelidir.
Bilgi güvenliği yönetim
sistemleri – Özellikler ve
kullanım kılavuzu
TS ISO/IEC 27001 Kurumların dokümante edilmiş bir BGYS’yi tüm ticari riskleri bağlamında kurmak,
gerçekleştirmek, izlemek, gözden geçirmek, bakımını yapmak ve iyileştirmek için
gereksinimleri kapsar. Standart, ISO/IEC 27001:2005 standardının Türkçe çevirisidir.
iv. Coğrafi Bilgi Sistemlerinde Kullanılacak Standartlar Belirlenmiştir:
Örnek olarak13:
Bileşen Standart/Teknoloji Açıklama
Web harita servisi OGC Web Map Service (WMS)
ISO 19128 Geographic information — Web map server interface
Dokümanlar için www.opengeospatial.org
www.isotc211.org/ sitelerine bakınız.
Web detay servisi OGC Web Feature Service (WFS) Dokümanlar için www.opengeospatial.orgsitesine bakınız.
Belediyelerin özellikle bilgi işlem birimlerinin yukarıda örneklenen standartlara uygun
hareket etmeleri gerektiğinden, Rehber’i incelemeleri yerinde olacaktır.
5. Birlikte Çalışabilirliğin İç Kontrolle İlişkisi ve Ortak Hedef (Süreç Yönetimi)
İç kontrol sisteminin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu14 gereği
kapsamındaki tüm kamu idarelerinde kurulması ve devamlı geliştirmesi gerekmektedir.
Yönetim sorumluluğunda olan iç kontrol, merkezi uyumlaştırma birimleri tarafından
belirlenen veya idarelerce belirlenerek eylem planlarıyla ortaya konulan ve mali veya mali
olmayan tüm faaliyetlerini kapsayan çalışmalardan oluşmaktadır.
İç kontrol sisteminin kurulması ve geliştirilmesi yönünde yürütülen çalışmalar da,
COSO Modeli15 çerçevesinde kamu idarelerinin “kontrol ortamı” , “risk değerlendirmesi”,
“kontrol faaliyetleri” , “bilgi ve iletişim” , “izleme” alanlarında bazı çalışmaları
planlamalarını ve bunları hayata geçirmelerini içermektedir.
“Birlikte Çalışabilirlik” kapsamında yürütülen çalışmalar ile iç kontrole ilişkin
çalışmalar birbiriyle ilişkili ve birbirini tamamlayıcı mahiyettedir. Her iki alanda da karşımıza
çıkan süreç yönetimi kavramı bu iddiamızı doğrulamaktadır.
Süreç yönetimi, Rehber’in 3.3.Süreç ve Veri Entegrasyonu” başlıklı bölümünde yer
almakta ve bu bölüm ile bir sonraki bölüm, kamu idarelerinde süreçlerin tanımlanması,
modellenmesi ve bu çalışmalarda kullanılması önerilen standartlardan söz etmektedir. İş
süreçlerinin yeniden yapılandırılmadan, e-Devletten beklenen en önemli fayda kalemi olan

13 E-Dönüşüm Türkiye Projesi Birlikte Çalışabilirlik Esasları Rehberi Sürüm 2.0, s:37,
http://www.bilgitoplumu.gov.tr/yayin/eDTrBirlikteCalisabilirlikv2.doc.
14 İç kontrol kavramı, söz konusu Kanun’un 55.md tanımlanmıştır.
15 Destekleyici Kurumlar Komitesi (The Committee of Sponsoring Organisations of the Tradway Commission)
bürokrasinin ve kırtasiyeciliğin azaltılmasının mümkün olmadığı yönünde, Sayıştay’ın
performans denetimlerinde de tespitler bulunmaktadır.16
Diğer taraftan süreç yönetimi iç kontrolün kurulması açısından da oldukça önemli bir
çalışmadır. Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan
“Üst Yöneticiler İçin İç Kontrol ve İç Denetim Rehberinde” de, Merkezi Uyumlaştırma
Birimi tarafından yapılan düzenlemeler dışında idarelerce;
 İş ve işlemlere yönelik süreç akış şemaları hazırlanması,
 Personelin görev, yetki ve sorumlulukları açık bir şekilde belirlenmesi,
 Görevlerin bilgili ve yeterli personel tarafından yürütülmesine önem verilmesi,
 Kontrol prosedürleri belirlenmesi,
 Uygun bir iletişim ağı oluşturulması,
 Personelin yeterli eğitim almasına yönelik çalışmalar yapılması,
Kontrol listeleri ve kontrol öz değerlendirme formları oluşturulması, gerektiği ifade
edilmiştir.
Zaten ortak bir alan olan süreç yönetimi konusunda, Rehber, iç kontrolle açıkça bağ
kurmuştur17:
Bununla birlikte çalışmalarla ilgili temel prensipler belirlenmiş olup, bunlar da iç
kontrolle uyumludur18;
“Süreçler, Stratejik Planda da ifade edilen amaç ve hedefleri gerçekleyecek şekilde
tanımlanmalıdır. Stratejik Planda izlenemeyen bir temel süreç tanımlanmamalıdır.
Süreç modelleme çalışması amacıyla kurumlar danışmanlık hizmeti alabilir, ancak sürecin
içinde yer alan tüm kurum birimlerinin seçilmiş ve yetkilendirilmiş temsilcilerinden oluşan bir çalışma
grubu kurulmalıdır. Mümkünse Süreç Çalışma Grubu süreklilik arz etmeli, dönemsel olarak süreç
performansını değerlendirmeli, gereken değişiklikleri yönetimin onayına sunulmalıdır. Süreç sahipleri
çalışma grubu içinde temsil edilmelidir.
Süreç modelleme çalışmalarında Bilgi Yönetimi süreçleri de dikkate alınmalıdır.
Süreç modelleme ve iyileştirme çalışmaları Performans Programı içinde faaliyet ve projeler
olarak ifade edilmeli, maliyetlendirilerek bütçe ile ilişkilendirilmelidir.
İç Kontrol sistemi tanımlı süreçler üzerinden, risk analizi sonucu, kontrol noktaları ve kuralları
belirlenerek kurulmalıdır.
Süreç performansı operasyonel sistemler üzerinden izlenebilmelidir. Faaliyet raporunda süreç
performansı verileri paylaşılmalıdır.”
6. Sonuç
Özellikle belediyelerimizde mevcut duruma bakıldığında;

16 2006 yılı e-Devlete Geçişte Kamu Kurumları İnternet Siteleri konulu Performans Denetimi.
17 Rehber 23.sayfa.
18 Rehber 24. ve 25. sayfalar.
 Görevinin Gereklerini Bilen, Nitelikli Personel Sayısının Yetersizliği,
 Çalışanların İşlem Zincirinin Tamamını Göremediği, Tek Bir Halkasına
Odaklandığı/Uzmanlaştığı, Sistemi Bir Bütün Olarak Algılayamadığı, İşine Hakim
Personelin “Bilgi Dukalığı” Kurduğu, İşin Sadece Belli Bir Bölümünü
Üstlenerek/Öğrenerek Emekli Olan Personel Bulunduğu,
 Personel Rotasyonunun Oldukça Güç Olduğu, Personelin Çalıştığı Alan Dışında
Sorumluluk Üstlenmek İstemediği, İşin Başlangıcını (Önceki İşlem) => Sürecini
(Kontrol Ortamı) => Sonucunu Gösteren Rehber Bulunmadığı,
 Uygulanması Gereken Prosedürlerin Oldukça Değişik Mevzuat Normlarında
Yayımlandığı, Bir Bütün Halinde Kontrol Noktalarının Ortaya Koyulamadığı,
 Mevzuatımızın da Hızlı, Ayrıntılı ve Kapsamlı Bir Şekilde Değiştiği,
Değişikliklerin Uygulayıcılar Tarafından Takip Edilmesinde Güçlükler Yaşandığı,
Bilinen gerçekler olarak karşımıza çıkmaktadır. Süreç yönetimi ile bu sorunların
çözümüne katkıda bulunabilir. Çünkü süreç yönetimi, kurumda/birimde yapılan faaliyetlerin
işler bazında ortaya çıkarılmasını sağlayarak iş/süreç bazlı bir kontrol sağlar. Her bir sürecin
sahibi/sorumlusu belirlenerek hangi işin kim/kimler tarafından yapıldığı net biçimde ortaya
konur.
Diğer taraftan, süreçlere performans göstergesi ve hedef belirlendiği için süreçlerin
kendi akışı içerisinde bırakılması yerine hedefine ulaşması yönündeki çabaları içerecek
şekilde yönetilmesi sağlanır. Süreçler için hedefler konulacağından, hedeflerin
gerçekleşmemesi durumunda iyileştirmeye açık alanlar rahatlıkla tespit edilmiş olur.
Süreçlerin akış şemaları oluşturulacağından, yapılan işler bir bütün halinde görülebilir.
Kaldı ki Rehber’de süreç yönetimi
“Organizasyonel birlikte çalışabilirlik kapsamında, kurumlara ait iş süreçlerinin ilişkili diğer
kurumları da içerecek şekilde modellenmesiyle ilgilenilir ve kurumların amaçları ile teknik altyapıyı
şekillendiren uygulama ve sistemler arasında bütünlük, diğer bir ifadeyle, paylaşılan bilginin daha etkin
olarak değişimini sağlayacak şekilde oluşturulmuş iş süreçleri ve buna uygun kurumsal yapılanma
hedeflenir. Ayrıca, süreçlerin yeniden mühendisliği, kurum içi ve kurumlar arasında iş akış yönetimi,
süreç ve hizmetler için ihtiyaçların belirlenmesi gibi konuları içerir. Anlamsal birlikte çalışabilirlik
kapsamında ise verinin, onu üreten kurumun dışındaki kurumlar tarafından da doğru şekilde anlaşılması
ve yorumlanmasına yönelik çalışmalar yer alır.”
İfadeleriyle yer almakta olup, süreç yönetimiyle hedeflenen, hizmetlerin mevcut
süreçlerle değil, vatandaş odaklı olarak sunulduğu ve kurum tercihleriyle değil vatandaşın
ihtiyaç ve tercihleriyle şekillendiği bir yönetim şeklini ortaya çıkarmaktır. Bu durum,
vatandaş merkezli e-devlet yapısı, etkin bilgi paylaşımını ve bu da beraberinde el değiştiren
bilginin içeriğinin anlam kaybına ya da değişikliğe uğramadan iletilmesi ve kullanılmasını
gerektirir. Paylaşılan bilginin doğruluk, güncellik, bütünlük ve ucuzluk gibi özelliklere sahip
olması, vatandaş ya da iş dünyası odaklı hizmetlerin bu niteliklerle sunulabilmesi; devletin
hızlı ve etkin bir şekilde işleyişinin sağlanması, bilgiye dayalı karar verme süreçlerinin
iyileştirilebilmesi hedefleri için temel ihtiyaçtır.19
2009/4 Sayılı Başbakanlık Genelgesi, belediyeler açısından da uygulanma zorunluluğu
olan bazı hususlar içermekte olup, bu yöndeki çalışmaların bu zorunluluktan değil de iyi
yönetmek için yapılması gerektiği bilinciyle hareket edilmesi yerinde olacaktır.

19 E-Dönüşüm Türkiye Projesi Birlikte Çalışabilirlik Esasları Rehberi Sürüm 2.0, s:20,
http://www.bilgitoplumu.gov.tr/yayin/eDTrBirlikteCalisabilirlikv2.doc.