İhale Mevzuatı

Belediyelerin Patlamaya Hazır Bombaları “Teminat Mektupları”

Belediyelerin Patlamaya Hazır Bombaları

“Teminat Mektupları”

Taner ERASLAN

İç Denetçi

 Özet

Teminat mektupları, belediyelerin ihale işlemlerinin sorunsuz yürütülmesinin önemli araçlarından biridir. Teminat mektuplarına ilişkin mevzuatın olmaması, ihale işlemleri sırasında teminat mektuplarının teyidinin zorunlu olmaması gibi nedenlerle uygulamada ciddi sorunlar çıkmaktadır. Ne yazık ki teminat mektuplarına ilişkin sorunlar idare yetkililerinin kontrolü ile ortaya çıkmamaktadır. Bu durum, bu işlemlerdeki risklerin yeterince bilinmediğini, yeterli kontrol önlemlerinin alınmadığını veya sistematik kontrol faaliyetlerinin yürütülmediğini göstermektedir. Gerek ihale sürecinde gerekse de sözleşmenin uygulanması aşamasında dikkat edilmesi gereken hukuki kuralları inceleyeceğimiz bu çalışmamızda, başta yargı kararları olmak üzere çeşitli Sayıştay kararları çerçevesinde hukuki sorunlara çözüm arayacağız.

Diğer taraftan, uygulamada en riskli konuların başında gelen sahte teminat mektubu ile çapraz kefalet sorunu üzerinde de durarak, bu risklerin ortadan kaldırılmasına yönelik somut önerileri de çalışmamızda paylaşacağız.

Bununla birlikte, teminat mektuplarının haczi, gelir kaydedilmesi, güncellenmesi, işin süresini karşılamaması, kapatılan bankalara ilişkin yapılması gereken işlemler, eski yıllara ilişkin teminat mektuplarının tasfiyesi gibi uygulamada oldukça sık karşılaşılan tereddütlü hususlara ilişkin ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli açıklamalar da çalışmamızda yer bulacaktır.

 

 

 

  1. Teminat Mektubu Nedir?

Banka teminat mektubunun sözlük anlamı, devlet arttırma ve eksiltmelerinde dairelere karşı gerek kat‟i ve gerekse geçici teminat olarak göstermek ve vermek üzere belirli bankalar tarafından özel kanunda yazılı sermaye hadleri içerisinde istekliye ve yükleniciye verilen teminat türü şeklinde belirtilmesine rağmen, doktrinde banka teminat mektupları için ortak bir tanım benimsenememiştir[1].

Ticari hayatın vazgeçilmez bir unsuru teminat mektubu müessesesidir. Oldukça yaygın kullanımı olan bu araçların, ilgili mevzuatına uyulmamasından kaynaklanabilecek ciddi riskler içerdiği söylenebilir. Söz konusu risklerin neler olduğu ve kontrol faaliyetlerine ilişkin önerilerimizi değerlendireceğimiz bu çalışmamızda, özellikle belediyeler nezdinde süresi geçen teminat mektuplarıyla, bütçe ve muhasebe düzenlemeleri çerçevesinde bu konuda dikkat edilmesi gereken hususları tartışacağız.

Teminat mektupları, gerçek ya da tüzel kişiler lehine bir malın teslimi, bir işin yapılabilmesi ya da bir borcun vadesinde ödenmesi v.b. konularda, söz konusu yüklenimin yerine getirilememesi halinde, belirli bir tutarın kayıtsız şartsız ödeneceğinin bir mektupla taahhüt edildiği kredi uygulamasıdır. Banka teminat mektubu; söz konusu herhangi bir işin, ihalenin, borç ödemesinin veya tüm bu kuralları kapsayan bir eylemin yapılabilmesinde gerekli olan tüm işlemlere güvence gösterebilmek adına bankalardan alınabilen bir belge veya ödeme çeşididir. Bu mektup, söz konusu icraatın yapılabilme gücünün varlığını ispatlamak için kullanılır[2].

Teminat mektubu alınması için bankaya, öncesinde güvence verilmesi, gücünün olduğunun ortaya konulması şarttır. Tüm bunların karşılığında ilgili banka, kişiye bir nevi kefil olarak kişi hakkında teminat mektubu hazırlar. Bu teminat mektubu, yurtiçi veya yurtdışı olmak sureti ile farklı alanlarda ve farklı segment işlerinde kullanılabilir.

Banka teminat mektubu, devlet arttırma ve eksiltmelerinde dairelere karşı gerek kat‟i ve gerekse geçici teminat olarak göstermek ve vermek üzere belirli bankalar tarafından özel kanunda yazılı sermaye hadleri içerisinde istekliye ve yükleniciye verilen teminat türü şeklinde belirtilmesine rağmen, doktrinde banka teminat mektupları için ortak bir tanım benimsenememiştir.[3]

Banka teminat mektubu, özellikle uluslararası ticaret ilişkilerinin gelişmesiyle önemli uygulama alanı kazanmış bir teminat aracıdır[4]. Teminat mektubunun amacı, teminat alanı belirli bir riske karşı korumaktadır[5]. Bunun nedeni, teminat mektubu veren bankanın, garanti alanın lehtar ile kendisi arasındaki temel borç ilişkisinden doğan borcun gereği gibi ifa edilmediği veya garanti edilen riskin gerçekleştiği iddiası ile yazılı olarak talepte bulunması üzerine, ona belirli bir meblağı kayıtsız şartsız ödemeyi taahhüt etmesidir[6]. Böylece banka, garanti alan ile lehtar arasındaki temel sözleşme ilişkisinden bağımsız olarak bir taahhüt altına girmektedir[7].

Belediyeler için de oldukça yaygın karşılaşılan teminat mektuplarına ilişkin ilgili mevzuatında düzenlenen kuralların yeterli bilinmemesinden kaynaklı birçok sorun olduğunu düşünmekteyiz. Söz konusu sorunlara, konuyla ilgili mali mevzuatın yeterli açıklıkta, güncel ve ayrıntılı düzenlenmemesi de yaşanan sorunları arttırmaktadır.

Yazımızda teminat mektubunun kabul edilmesinden, sözleşme sırasında ortaya çıkabilecek ihtilaflı konulara kadar birçok sorunu tartışarak, uygulayıcılara somut öneriler verilmeye çalışılacaktır.

  1. Belediyeler, Teminat Mektuplarıyla Nasıl-Nerede-Ne Zaman Karşılaşır?

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun ön ödeme başlıklı 35. Maddesinin 2.fıkrasında aşağıdaki düzenleme bulunmaktadır:

“Sözleşmesinde belirtilmek ve yüklenme tutarının yüzde otuzunu geçmemek üzere, yüklenicilere, teminat karşılığında bütçe dışı avans ödenebilir.”

Burada sözü edilen teminat, işin tamamlanmasından önce yükleniciye verilecek avansın garantisine yöneliktir. Kamu idarelerinin verdikleri avans sonrasında karşılaşabilecekleri zararın giderilmesine yönelik bir güvence aracı oluşturulmuştur.

Diğer taraftan, kamu idarelerinin ihale işlemlerinde karşımıza geçici ve kesin teminat olarak iki tür teminat çıkmaktadır.

4734 sayılı Kamu İhale Kanununda kapsamında yapılan ihalelerde, teklif edilen bedelin % 3’ünden az olmamak üzere, istekli tarafından verilecek tutarda geçici teminat alınmaktadır. Ayrıca, taahhüdün sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak amacıyla, sözleşmenin yapılmasından önce ihale üzerinde kalan istekliden ihale bedeli üzerinden hesaplanmak suretiyle % 6 oranında kesin teminat alınmaktadır.

Anılan Kanun’da teminat mektupları, teminat olarak alınacak değerler (Tedavüldeki Türk Parası ile Hazine Müsteşarlığınca ihraç edilen Devlet İç Borçlanma Senetleri ve bu senetler yerine düzenlenen belgelerle birlikte) arasında sayılmıştır.

Yine sözü edilen Kanun’un 34.maddesinde; “İlgili mevzuatına göre Türkiye’de faaliyette bulunmasına izin verilen yabancı bankaların düzenleyecekleri teminat mektupları ile Türkiye dışında faaliyette bulunan banka veya benzeri kredi kuruluşlarının kontrgarantisi üzerine Türkiye’de faaliyette bulunan bankaların veya özel finans kurumlarının düzenleyecekleri teminat mektupları da teminat olarak kabul edilir.” Hükmüne yer verilmiştir.

4734 sayılı Kanun’da, teminat mektupları için aşağıdaki hükümlerle önemli düzenlemelere yer verilmiştir:

  • Teminat mektupları dışındaki teminatlar ihale komisyonlarınca teslim alınamaz. Bunların saymanlık ya da muhasebe müdürlüklerine yatırılması zorunludur”. (4734 sayılı Kanun – 34.maddenin 4.fıkrası)
  • Bu Kanun kapsamında verilecek teminat mektuplarının kapsam ve şeklini tespite Kamu İhale Kurumu yetkilidir.” (4734 sayılı Kanun – 35.maddesinin 1.fıkrası)
  • 32 nci maddeye[8] göre belirlenen tekliflerin geçerlilik süresinden en az otuz gün fazla süreli olmak kaydıyla, geçici teminat mektuplarında süre belirtilir. Teklif geçerlilik süresinin uzatılması halinde, geçici teminat mektuplarının süresi de aynı süre ile uzatılır. Kesin teminat mektuplarının süresi ihale konusu işin bitiş tarihi dikkate alınmak suretiyle idare tarafından belirlenir.” (4734 sayılı Kanun – 35.maddesinin 2.fıkrası)
  • “İlgili mevzuatına aykırı olarak düzenlenmiş teminat mektupları kabul edilmez.” (4734 sayılı Kanun – 35.maddesinin 3.fıkrası)

Kamu idarelerinin gelir getirici işlemlerini düzenleyen 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun teminat mektupları başlıklı 27.maddesinde ise aşağıdaki hükümlere yer verilmiştir:

“Bankaların bu Kanun kapsamındaki işler için verecekleri geçici, kesin ve avans teminat mektuplarının sermaye ve yedek akçelerinin durumlarına göre miktar ve kapsamlarını ve şeklini tespite Maliye Bakanlığı yetkilidir. Kanun, kararname, tüzük ve yönetmeliklere aykırı olarak düzenlenmiş banka teminat mektupları kabul edilmez. Üzerinde suç unsuru tespit edilen teminat mektupları gerekli kovuşturma yapılması için Maliye Bakanlığına intikal ettirilir. Her teminat mektubunda daha önce ilgili banka şubesince verilen teminat mektupları toplamı ile aynı şubenin limitlerinin de gösterilmesi zorunludur. Yabancı bankaların ve benzeri kredi kuruluşlarının kontrgarantilerine dayanarak bankaların verecekleri teminat mektupları, yukarıdaki miktarlara dahil değildir.”

4734 sayılı Kanun kapsamında alınan geçici teminat, aşağıdaki hallerde iade edilecek veya gelir kaydedilecektir:

  1. Durum[9]: İhaleye katılımda yeterlik kuralları başlıklı 10 madde kapsamında istenen belgelerden hangilerinin taahhütname olarak sunulabileceği Kamu İhale Kurumu tarafından belirlenmektedir. Gerçeğe aykırı hususlar içeren taahhütname sunulması veya ihale üzerinde kalan istekli tarafından taahhüt altına alınan durumu tevsik eden belgelerin sözleşme imzalanmadan önce verilmemesi halinde bu durumda olanlar ihale dışı bırakılarak geçici teminatları gelir kaydedilmesi gerekmektedir.
  2. Durum[10]: İhaleye katılamayacak olanlar başlıklı 11. Maddede yer alan yasaklara rağmen ihaleye katılan istekliler ihale dışı bırakılarak geçici teminatları gelir kaydedilmesi gerekmektedir. Ayrıca, bu durumun tekliflerin değerlendirmesi aşamasında tespit edilememesi nedeniyle bunlardan biri üzerine ihale yapılmışsa, teminatı gelir kaydedilerek ihalenin iptal edilmesi gerekecektir.
  3. Durum[11]: Tekliflerin değerlendirilmesi aşamasında, öncelikle belgeleri eksik olduğu veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmadığı 36 ncı maddeye göre ilk oturumda tespit edilen isteklilerin tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılmasına karar verilmektedir. Ancak, teklifin esasını değiştirecek nitelikte olmaması kaydıyla, belgelerde bilgi eksikliği bulunması halinde idarece belirlenen sürede isteklilerden bu eksik bilgilerin tamamlanması yazılı olarak istenir. Belirlenen sürede bilgileri tamamlamayan istekliler değerlendirme dışı bırakılır ve geçici teminatları gelir kaydedilmesi gerekmektedir.
  4. Durum[12]: İhale üzerinde kalan istekli göre kesin teminatı vererek sözleşmeyi imzalamak zorundadır. Sözleşme imzalandıktan hemen sonra geçici teminat iade edilmesi gerekmektedir. Bu zorunluluklara uyulmadığı takdirde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın ihale üzerinde kalan isteklinin geçici teminatı gelir kaydedilir. Bu durumda idare, ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif fiyatının ihale yetkilisince uygun görülmesi kaydıyla, bu teklif sahibi istekli ile de Kanunda belirtilen esas ve usullere göre sözleşme imzalayabilir. Ancak ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi istekli ile sözleşme imzalanabilmesi için, 42 nci maddede belirtilen on günlük sürenin bitimini izleyen üç gün içinde ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi istekliye 42 nci maddede belirtilen şekilde tebligat yapılır.

Ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibinin de sözleşmeyi imzalamaması durumunda ise, bu teklif sahibinin de geçici teminatı gelir kaydedilerek ihale iptal edilir.

  1. Durum[13]: Sözleşme yapılmasında idarenin görev ve sorumluluğu bulunmaktadır. Yazılı süre içinde sözleşme yapılması hususunda kendisine düşen görevleri yapmakla yükümlüdür. İdarenin bu yükümlülüğü yerine getirmemesi halinde, istekli sürenin bitmesini izleyen günden itibaren en geç beş gün içinde, on gün süreli bir noter ihbarnamesi ile bildirmek şartıyla, taahhüdünden vazgeçebilir. Bu takdirde geçici teminat geri verilir ve istekli teminat vermek için yaptığı belgelendirilmiş giderleri istemeye hak kazanır. Bu zarar, sebep olanlara tazmin ettirilir ve ayrıca haklarında 60 ıncı madde hükümleri uygulanır.

Kesin teminata ilişkin düzenleme ise 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunda yer almaktadır. Buna göre anılan Kanun’un Kesin teminat ve ek kesin teminatların geri verilmesi başlıklı 13.maddesinde aşağıdaki hükümlere yer verilmiştir:

“Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların;

  1. a) Yapım işlerinde; varsa eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasından sonra yarısı, Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesi getirilmesi ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra kalanı,
  2. b) Yapım işleri dışındaki işlerde Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesinin getirildiği saptandıktan sonra; alınan mal veya yapılan iş için bir garanti süresi öngörülmesi halinde yarısı, garanti süresi dolduktan sonra kalanı, garanti süresi öngörülmeyen hallerde ise tamamı,

                Yükleniciye iade edilir.”

Diğer taraftan, yüklenicinin bu iş nedeniyle idareye ve Sosyal Sigortalar Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanunî vergi kesintilerinin yapım işlerinde kesin kabul tarihine, diğer işlerde kabul tarihine veya varsa garanti süresinin bitimine kadar ödenmemesi halinde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatlar paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilmesi, varsa kalanının yükleniciye geri verilmesi şarttır.

İşin konusunun piyasadan hazır halde alınıp satılan mal alımı olması halinde, Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesi getirilmesi şartı aranmaması gerekmektedir.

Ayrıca, mahsup işlemi yapılmasına gerek bulunmayan hallerde; yapım işlerinde kesin hesap ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından, diğer işlerde ise işin kabul tarihinden veya varsa garanti süresinin bitim tarihinden itibaren iki yıl içinde idarenin yazılı uyarısına rağmen talep edilmemesi nedeniyle iade edilemeyen kesin teminat mektupları hükümsüz kalır ve bankasına iade edilmesi gerekmektedir. Teminat mektubu dışındaki teminatlar sürenin bitiminde Hazineye gelir kaydedilecektir.

Kesin teminatın iade edilmesinde, 2886 sayılı Kanunda da aynı yönde düzenlemeler bulunmaktadır.

  1. Belediye Bütçe ve Muhasebe Düzenlemelerinde Teminat Mektupları

3.1. Teminat Mektuplarının Muhasebeleştirme İşlemleri

Muhasebe Yetkilileri Adaylarının Eğitimi, Sertifika Verilmesi İle Muhasebe Yetkililerinin Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile Muhasebe Yetkilisi Mutemetlerinin Görevlendirilmeleri, Yetkileri, Denetimi Ve Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik kapsamında teminat mektupları “veznede” saklanması gereken değerler arasında sayılmıştır.

Diğer taraftan, yukarıda yer verilen Yönetmelikler kapsamında, muhasebe yetkilileri, muhasebe birimlerine teslim edilen para ve parayla ifade edilen değerlerin ilgili mevzuatında öngörüldüğü şekilde alınmasını, vezne ve ambarlarında muhafaza edilmesini ve gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasını sağlamak zorundadırlar.

91 Nakit Dışı Teminat ve Kişilere Ait Menkul Kıymet Hesapları

910 Alınan Teminat Mektupları Hesabı

911 Alınan Teminat Mektupları Emanetleri Hesabı

912 Kişilere Ait Menkul Kıymetler Hesabı

913 Kişilere Ait Menkul Kıymet Emanetleri Hesabı

914 Verilen Teminat Mektupları Hesabı

915 Verilen Teminat Mektupları Karşılığı Hesabı

Muhasebe birimleri veznelerine ihale kanunları, vergi kanunları ve diğer mevzuat hükümleri gereğince teminat ve depozito olarak teslim edilen belgeler karşılığında ilgilisine alındı belgesi verilmesi gerekmektedir.

Veznedarca teslim alınan teminata ilişkin belgeler; alınış sırasına göre klasörler içinde veznede saklanacak, bu değerler teslim alındığında, ilgilisine geri verilmesi veya paraya çevrilmesi gerektiğinde muhasebe işlem fişi düzenlenerek hesaplara kaydedilecektir.

Teminat mektubu, yazılı olarak talep edilmesi halinde muhatap veya ilgili bankaya gönderilir ve talep yazısı muhasebe işlem fişine bağlanır. Teminat mektubunun bir kısmının serbest bırakılması gerektiği takdirde, durum muhasebe birimince bir yazı ile ilgili banka şubesine bildirilir ve serbest bırakılan miktar hesaplardan çıkartılmakla birlikte, yardımcı hesap defterinde de bu durum ayrıca belirtilir.

Teminat olarak alınan değerlerin muhasebe biriminde gereksiz olarak bekletilmesini önlemek için; alınan teminata ait işin sonuçlandırılıp sonuçlandırılmadığı, mevzuatındaki süreler de dikkate alınarak muhasebe birimince takip edilir ve her mali yılsonunda teminata ilişkin belgeler hakkında ilgili birimden yeni bilgi alınır ve alınan bilgi doğrultusunda söz konusu mektup ve belgeler ilgilisine veya ilgili bankaya iade edilir ya da ertesi mali yıla devredilir.

Banka teminat mektupları, müteahhit veya müşterinin sözleşme yapmaya yanaşmaması ya da sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi gibi ilgili mevzuatında belirtilen hallerin muhasebe birimine bildirilmesinden sonra paraya çevrilebilir.

Banka teminat mektupları yukarıda belirtilen paraya çevrilme hallerinin dışında, teminat konusu iş devam ettiği sürece muhafaza edilir. Yapım işlerinde kesin hesap ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından, diğer işlerde ise işin kabul tarihinden veya varsa garanti süresinin bitim tarihinden itibaren iki yıl içinde idarenin yazılı uyarısına rağmen talep edilmemesi nedeniyle iade edilemeyen kesin teminat mektupları hükümsüz kalır ve bankasına iade edilir.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uyarınca alınan teminat mektupları: Muhasebe birimlerine geçici, kesin, ek kesin ve avans teminat mektubu olarak verilen teminat mektupları, kamu ihale mevzuatında yer alan düzenlemeler doğrultusunda incelendikten sonra kabul edilir.

Yabancı banka ve benzeri kredi kuruluşlarının kontrgarantilerine dayanarak Türkiye’deki bankalarca verilen teminat mektupları “işin kesin kabulü yapılıncaya kadar sürenin muayyen devrelerle herhangi bir bildirime gerek kalmadan uzatılacağı” kaydı konularak otomatik temditli hale getirildiği takdirde teminat olarak kabul edilir.

Belirlenen yabancı bankalar ile yerli bankalarca yabancı para cinsinden verilen teminat mektupları, alındığı günkü T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden ulusal para birimine çevrilerek hesaplara kaydedilmekle birlikte, yardımcı hesap defteri kayıtlarında ve verilen alındı belgesinde yabancı para cinsinden tutarı da gösterilir.

Bu tür teminat mektupları iade edilirken, alınışındaki kayıtlı değerleri üzerinden hesaplardan çıkarılır. Herhangi bir nedenle paraya çevrilenler kayıtlı değerleri üzerinden hesaplardan çıkarılır, paraya çevriliş tutarı ise döviz hesabı ve ilgili hesap veya hesaplara kaydedilir.

Teminat mektupları ilgili muhasebe birimine teslim edilmeden önce idarelerce gerek görüldüğünde, teminat mektuplarını düzenleyen şubelerden, teminat mektuplarının şubelerince düzenlendiğinin teyidi yazı ile istenir.

Teyit istem yazısının bir sureti ile ilgili banka şubesinden alınan teyit yazısı ve teminat mektubu idarece bir yazı ekinde muhasebe birimine intikal ettirilir. Kurumlar tarafından bir yazı ekinde gönderilen kesin teminat ve avans teminat mektupları ile bunlara ilişkin teyit istem ve banka teyit yazılarının birer örneği muhasebe birimlerince teslim alınarak birlikte saklanır.

3.2. Teminat Mektuplarının Sayımı ve Sayım Kurulları

Kurumun kasa ve veznede bulunan hazır değerler, menkul kıymet ve varlıklar ile teminat mektubu gibi değerleri, mali yılın son günü itibariyle muhasebe yetkilisinin başkanlığı altında veznedar ve diğer memurlardan oluşturulacak sayım kurulları tarafından sayılması gerekmektedir.

Ancak yapılması gereken bu sayımların gerekli titizlikte yapılmadığı bilinmektedir. Sayım işlemleri ya mevzuatında öngörüldüğü şekilde yapılmamakta ya da fiili/fiziki sayım yerine muhasebe kayıtları olduğu gibi sayım tutanaklarına geçirilmektedir.

Muhasebe birimlerinde ve muhasebe yetkilisi mutemetliklerinde yılsonunda yapılan sayımlarda; paralar için Kasa Sayımı Tutanağı[14] ve Banka Mevcudu Tespit Tutanağı[15], alınan çekler için Alınan Çekler Sayım Tutanağı[16]  menkul kıymet ve varlıklar (kişilere ait olanlar dâhil) ve teminat mektupları sayımında Menkul Kıymet ve Varlıklar/Teminat Mektupları Sayım Tutanağı[17] kullanılması zorunludur.

Örneğine uygun olarak üçer nüsha düzenlenen bu tutanaklar, muhasebe biriminde muhafaza edilen teminat mektuplarıyla muhasebe kayıtlarında gözükenlerin karşılaştırmasını göstermelidir.

  1. Teminat Mektuplarına İlişkin Belediyelerde Yaşanabilecek Sorunlar

4.1. Teminat Mektubu Haczedilebilir mi?

Teminat mektubunun haczi gerek doktrinde gerekse yargı içtihatlarında en çok tartışılan hususlardan biridir. Teminat mektubu hangi iş için verilmişse o işin teminatıdır. Dolayısıyla, başka bir iş için haczi mümkün değildir. Buna ilişkin yargı kararı aşağıda verilmiştir:

“…Teminat mektuplarının kıymetli evrak niteliği bulunmamaktadır. Banka ile muhatap arasında garanti sözleşmesi mahiyetinde olan teminat mektupları, muhatabın uğrayacağı zararın tazminini öngörmekte olup, 3.kişi bu sözleşme kapsamında değildir. Bu sebepledir ki, teminat mektubunu veren banka, sözleşmede taraf olmayan ve herhangi bir taahhütte bulunmadığı kişinin zararından sorumlu olamaz. Başka bir deyimle, teminat mektubu ile 3.kişi lehine doğmuş veya doğacak bir hak bulunmadığından, 3.kişinin borcu nedeni ile teminat mektubu haczedilemez. Teminat mektupları, hangi iş için verilmişse o işin teminatını teşkil edip, ancak o nedenle haczedilebilir[18].

Önemli soru işaretlerinden biri de ihale sırasında irat kaydedilen geçici teminatın, Kamu İhale Kurumu Kararı ile geri verilmesi gerektiğinde nasıl bir işlem yapılacağıdır. Buna ilişkin önemli bir Yargıtay kararı aşağıda verilmiştir:

“…Teminat mektuplarının kıymetli evrak niteliği bulunmamaktadır. Banka ile muhatap arasında garanti sözleşmesi mahiyetinde olan teminat mektupları, muhatabın uğrayacağı zararın tazminini öngörmekte olup, 3.kişi bu sözleşme kapsamında değildir. Bu sebepledir ki, teminat mektubunu veren banka, sözleşmede taraf olmayan ve herhangi bir taahhütte bulunmadığı kişinin zararından sorumlu olamaz. Başka bir deyimle, teminat mektubu ile 3.kişi lehine doğmuş veya doğacak bir hak bulunmadığından, 3.kişinin borcu nedeni ile teminat mektubu haczedilemez. Teminat mektupları, hangi iş için verilmişse o işin teminatını teşkil edip, ancak o nedenle haczedilebilir.

Somut olayda, borçlu tarafından ihaleye katılım şartı olarak TOKİ Başkanlığı’na sunulan geçici teminat mektubunun, ihalenin iptal edilmesi ile idarece irat kaydedildiği, daha sonra irat kaydedilen geçici teminat mektubunun, kamu ihale kurumunun düzeltici işlemi ile borçluya iadesine dair karar alınmasıyla, borçlunun TOKİ Başkanlığı nezdinde, teminat mektubu karşılığı para alacağının doğduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda başlangıçta teminat niteliğinde olan banka teminat mektubu, idarece paraya çevrilip irat kabul edilmekle, teminat dışına çıkmış olup, para alacağı olarak borçluya iadesine karar verildiğinden, üzerine haciz konulmasında yasaya uymayan bir yön bulunmamaktadır.[19]

Teminat mektubunun haczinde karşılaşılan önemli sorun da teminat mektubu bedelinin arta kalan kısmının başka dosyadan haczinin mümkün olup olmadığıdır. Yargıtay’ın verdiği yerleşik kararlar incelendiğinde bu hususa olumsuz bakıldığı anlaşılmaktadır:

“…Bir banka tarafından verilen teminat mektubu dolayısı ile banka muhtemel bir rizikoyu garanti ederek muhatap lehine ödeme taahhüdü altına girmektedir. Teminat mektubu hisse senedi veya tahvil gibi kıymetli evrak niteliğinde olmadığından mektubun kendisinin haczi mümkün değildir. Ayrıca, teminat mektubu hangi iş için verilmiş ise onun için haczedilip paraya çevrilebileceğinden başka bir işten dolayı bu para da haczedilemez.

Bu nedenle, borçlu kooperatifin başka icra dosyasındaki borcundan dolayı bu dosya için verilen teminat mektubunun paraya çevrilmesinden sonra arta kalan miktarın haczi de mümkün bulunmamaktadır. O halde, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir[20].”

4.2. İhale bedelinin % 3’ü mü yoksa istekli tarafından verilmiş olan teminatın bütünü mü gelir Kaydedilecek?

Geçici teminat, teklif edilen bedelin %3 ünden az olmak üzere verilmektedir. Danıştay, Kamu İhale Kurumu ve Sayıştay arasında bu konuda görüş birliği bulunmamaktadır. Ancak, Sayıştay yargılaması kamu idareleri açısından “kesin hüküm” niteliğinde olduğundan, soruya ilişkin yerleşik Sayıştay içtihatlarından bir örnek verilmesi yerinde görülmüştür:

… Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından 22.07.2013 tarihinde yapılan “Saha Tanzimi Yapım İşi” ihalesi üzerinde kalan isteklinin sözleşme imzalanmadan önce sosyal güvenlik prim borcu ve kesinleşmiş vergi borcu olduğu idare tarafından tespit edilmiş, bunun üzerine de istekli tarafından sunulan geçici teminatın gelir kaydedilmesine karar verilmiştir.

Kanunun 10 uncu maddesinde; ihale üzerinde kalan istekli tarafından taahhüt altına alınan durumu tevsik eden belgelerin sözleşme imzalanmadan önce verilmemesi halinde bu durumda olanların ihale dışı bırakılarak geçici teminatları gelir kaydedileceği hüküm altına alınmış olup, geçici teminatın gelir kaydedilmesinde herhangi bir oran belirtilmemiş, sadece ihale üzerinde kalan isteklinin geçici teminatından söz edilmiştir. İhale üzerinde kalan isteklinin geçici teminatı da Kanunun 33 üncü maddesi gereğince asgari % 3 olmak üzere istekli tarafından kendi iradesi dâhilinde verilmiş olan tutardır. Dolayısıyla geçici teminatın gelir kaydedilmesi durumunda da istekli tarafından teklif edilen ihale bedelinin % 3’ü değil, istekli tarafından verilmiş olan teminatın bütününün dikkate alınması gerekmektedir.

Sorumlunun savunmasına dayanak olarak gösterdiği, Danıştay, Ankara 7 nci İdare Mahkemesi ve Kamu İhale Kurulu kararlarının olaya münhasır olduğu, bahse konu olay açısından herhangi bir bağlayıcılığının bulunmamaktadır.

-Yılı:2013 Daires: 6Dosya No:40620Tutanak No:42911 Tutanak Tarihi:29.3.2017[21]

4.3. Sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle gelir kaydedilen kesin teminatın güncellenmesi gerekiyor mu?

Kesin teminatın gelir kaydedilmesi sırasında güncelleme yapılıp yapılmayacağı, kesin teminatın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu veya 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında alınmasına göre değişmektedir. 2886 sayılı Kanun kapsamında alınan kesin teminatın gelir kaydedilmesinde güncelleme yapılmasına gerek olmamasına karşın, 4734 sayılı Kanun’da güncelleme yapılarak gelir kaydedilmesi gerekmektedir:

“…Firmanın yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle gelir kaydedilen teminat mektubunun güncelleme yapılmadan gelir kaydedilmesi.

Bu hükümden de anlaşılacağı üzere “kesin teminatın gelir kaydedileceği” belirtilmiş ancak teminatın güncelleneceğine ilişkin herhangi bir ifade yer almamıştır. Gerek 2886 sayılı Kanun’da gerekse yapılan sözleşmede, teminatın gelir kaydedilmesi sırasında güncelleneceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından idare tarafından yapılan işlem mevzuata uygundur. Kaldı ki, teminatın gelir kaydının yapılmasından sonra faiz talebi ile ilgili olarak adli yargıda dava da açılmıştır.

Bu itibarla 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 202 sayılı ilamın 14. maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın Dairesine TEVDİİNE,

Yılı2012 Dairesi  Dosya No39585                Tutanak No40922 Tutanak Tarihi20.10.2015[22]

 “…Buna göre, yüklenici firmanın taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların, alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncellenmesi, güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı arasındaki farkın yükleniciden tahsil edilmesi gerekmektedir.

Yılı2014 Dairesi 4Dosya No41237 Tutanak No42851 Tutanak Tarihi15.3.2017[23]

Bu aşamada kesin teminatın eksik ve hatalı gelir kaydedilmesi nedeniyle ortaya çıkan kamu zararı için mali sorumluluk konusunda muhasebe yetkilisinin, gerçekleştirme görevlisinin veya üst yöneticinin sorumluluğu bulunmamaktadır: (sorumluluğun harcama yetkilisinde olduğunu değerlendirmekteyim.)

“…Buna göre, İlama konu olayda tahsil edilebilir hale gelmemiş bir gelir söz konusu olup, bu gelirin tahsil edilememiş olmasından dolayı muhasebe yetkilisinin sorumlu tutulmasında da mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.

…Bu nedenle, yukarıda belirtilen gerekçelerle tazmin hükmünde sorumlu tutulan üst yönetici, gerçekleştirme görevlisi ve muhasebe yetkilisinin sorumluluğunun kaldırılmasını ve kesin teminata ilişkin olarak güncellemeyi yapmak suretiyle söz konusu gelirin tahakkuk ettirilmesiyle görevli kişilerin sorumluluğuna hükmedilmesini teminen hükmün Bozularak Dairesine Tevdiine karar verilmesi gerekir” şeklindeki farklı gerekçeleri ile)”

Yılı2014 Dairesi 6 Dosya No41180Tutanak No42859Tutanak Tarihi15.3.2017[24]

4.4. Teminat mektubunun işin süresini karşılamaması

Kesin teminatın süresi de oldukça sorun yaşanan konulardan biridir. Kesin teminatın süresi, işin bitirilmesi süresi öngörülerek belirlenmesi ve kabul edilmesi gerekmektedir:

“…b) İdare tarafından taahhüdün sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak amacıyla, sözleşmenin yapılmasından önce, ihale üzerinde kalan istekliden ihale bedeli üzerinden hesaplanarak % 6 oranında alınan kesin teminat mektubunun süresinin eksik bir şekilde 2 yıllık olduğu iddia edilmiş ise de; 2’nci yılın sonunda teminatın süresinin 3 yıla tamamlattırılması ve firmaca yükümlülüklerin yerine getirilmesi nedeniyle mevzuata uygun olduğu anlaşılan konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına oybirliğiyle,”

Yılı2013Dairesi   6Karar No215İlam No257Tutanak Tarihi19.3.2015[25]

Ancak işin süresinin uzaması durumunda, kesin teminatın da buna göre yenilenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde kamu zararının doğması yönünde bir tartışma başlayacaktır:

“…Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; …… İşinin yapımı halen devam etmesine karşın, söz konusu işe ilişkin Kesin Teminat Mektubunun işin süresini karşılamadığı iddia edilmiş ise de; yüklenici ….. Şirketinden ….. tarihine kadar geçerli …. bankasına ait ….. tarih ve …… sayılı Kesin Teminat Mektubu alınması nedeniyle kamu zararı oluşmayan konu ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına oy birliğiyle,”

Yılı2014Dairesi   6Karar No319İlam No235Tutanak Tarihi              15.3.2016[26]

4.5. İş Azalışında ve Artışında Kesin Teminatın Durumu

4735 sayılı Kanun’un 24.maddesi ile kamu idareleri %20 oranına kadar iş azalışına gidebilmektedir. Bu çerçevede başta imzalanan sözleşme bedeli ile iş azalışı sonrasında yüklenicinin gerçekleştirdiği iş bedeli farklılık göstermektedir. Bu durumda sözleşme bedelinden hesaplanan %6 oranındaki kesin teminatın, iş azalışı ile orantılı olarak düşürülmesi ve yükleniciye iade edilmesi yönünde tartışmalar yaşanmaktadır.

Sayıştay’ın aşağıda verdiğimiz örnek kararında belirtildiği üzere, sözleşme bedeli üzerinde kesin teminatın alınması ve iş azalışı olsa bile kesin teminatın iadesinin yapılmaması gerekmektedir:

“…Bu durumda, taahhüdünü verilen ek süre ve yapılan ihtarlara rağmen süresi içerisinde yerine getirmeyen yükleniciden, sözleşme tutarı üzerinden gecikme cezası kesilecek yine sözleşme bedeli üzerinden hesaplanan kesin teminatı irat kaydedilecektir. İşin sözleşme bedeli yukarıda yazılı şartname ve sözleşmede ifade edildiği üzere 749.000,00 TL. olup kesin teminat tutarı ve gecikme cezası bedellerinin bu tutar esas alınarak hesaplanması gerekmektedir.

Bu nedenle 1011 sayılı ilamın 4.maddesi ile 4.534,56 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,”

Yılı          2009      Dairesi 1             Dosya No           37129    Tutanak No      38877    Tutanak Tarihi 22.4.2014[27]

Diğer taraftan, iş artışı olduğunda ise ek kesin teminat alınması zorunludur:

“… Jimnastik Salonu Yapım İşi” yukarıda (A) bölümünde yer alan, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 20 inci maddesi çerçevesinde fesih ve tasfiye edilmiş olup, anılan Kanunun “Sözleşmenin feshine ilişkin düzenlemeler” başlıklı 22 nci maddesinde yer alan ve aynı Kanunun 19, 20 ve 21 inci maddelerine göre sözleşmenin feshedilmesi hallerinde, gelir kaydedilen teminatlar, yüklenicinin borcuna mahsup edilemeyeceği hükmü çerçevesinde, sorumlu itirazlarının reddi ile sözleşme bedelinde meydana gelen … TL iş artışından ek kesin teminat alınmaması ve sözleşme damga vergisi kesilmemesi mevzuata uygun değildir.

Bu nedenle 27 sayılı ilamın 2(C) maddesi ile … TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,”[28]

Yılı2013 Dairesi 3Dosya No39844 Tutanak No42197 Tutanak Tarihi         4.10.2016

4.6. Kapatılan Bankanın Teminat Mektubuna İlişkin İşlemler

Bilindiği üzere, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun (BDDK) 22/07/2016 tarih ve 6947 sayılı Kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) 21/07/2016 tarih ve 9029 sayılı yazısında yer alan talebi üzerine, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası hükmü çerçevesinde Asya Katılım Bankası A.Ş.’nin (Banka) faaliyet izni kaldırılmıştır.

Ancak, kamu idarelerinin elinde bu bankaya ait teminat mektubu bulunmaktadır. Buna ilişkin Muhasebat Genel Müdürlüğü yayımladığı genel yazıyla aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“…Söz konusu süreçte Bakanlığımıza bağlı muhasebe birimlerinin kayıtlarında bulunan Asya Katılım Bankası A.Ş. tarafından düzenlenmiş teminat mektupları hakkında yapılacak işve işlemlerle ilgili olarak TMSF’ye görüş sorulmuş olup TMSF’den (Asya Katılım Bankası A. Ş.) alınan 04/10/2016 tarihli yazıda; “BDDK’nın 6947 sayılı kararı çerçevesinde Bankalarınca bankacılık faaliyetleri yapılamadığından vade uzatımı ve tazmin taleplerinin yerine getirilemediği, teminat mektuplarına ilişkin geçerli yazılı tazmin taleplerinin Bankaları Genel Müdürlük adresine mektup vade süresi içerisinde ulaşacak şekilde gönderilmesi, herhangi bir hak kaybına uğranılmaması adına Bankalarının yükümlülükleri hususunda süreç içerisinde Bankalarınca yapılacak açıklamalar doğrultusunda taleplerin yinelenmesi” gerektiği belirtilmektedir[29]

4.7. Bütçe Emanetinde Kayıtlı Müteahhit Alacaklarının İhalelerde “Geçici Teminat” Olarak Kabul Edilmesi

Kamu ihalelerinde temel prensip, saydamlığın, eşitliğin ve rekabetin sağlanmasıdır. İhalede rekabet ise ihaleye katılımın artması ile mümkündür.

Bu nedenle, tahakkuk ettirilerek ödenebilir hale gelmiş, gider kaydı yapıldığı halde nakit yokluğu nedeniyle ödenemediğinden alacaklısı adına bütçe emanetine alınmış müteahhit alacaklarının, bu müteahhitlerin aynı idarenin açacağı ihalelere katılmak istemeleri halinde, “geçici teminat” olarak kabul edilmesi mümkündür.

Bu konuda Muhasebat Genel Müdürlüğü aşağıdaki açıklamayı yapmıştır[30]:

1- Bütçe emanetine alınmış müteahhit alacağının geçici teminat olarak kabul edilebilmesi için;

  1. a) Alacağın, ödeneğine dayanılarak tahakkuk ve verile emri işlemleri tamamlanıp saymanlığa gönderilmek suretiyle ödenebilir hale getirilmiş ve yalnızca nakit yokluğu nedeniyle ödenemediğinden bütçe emanetine alınmış alacaklardan olması,
  2. b) Müteahhidin, alacaklı olduğu idarenin açtığı ihaleye katılıyor olması,

zorunludur.

2- Bütçe emanetine alınmış müteahhit alacağından bir kısmının geçici teminat olarak kabul edilmesi halinde;

  1. a) Geçici teminat tutarı, müteahhidin bu konudaki talebini gösterir dilekçesi muhasebeleştirme belgesi ekine bağlanarak Bütçe Emanetleri Hesabından çıkarılıp, Alınan Depozito ve Teminatlar Hesabına kaydedilecektir.

İhale teminatları bölümüne kaydedilen bu tutar karşılığında düzenlenen muhasebeleştirme belgesinin üzerine “Bu muhasebeleştirme belgesi geçici teminatın mahsuben tahsiline ilişkindir. Tutarı nakden iade edilemez.” ifadesini taşıyan bir kaşe basıldıktan sonra, imza ve mühürle onaylanarak müteahhide verilecektir.

  1. b) Üzerine ihale yapılmayanların geçici teminat tutarları, karşılığında düzenlenen mahsuba ilişkin belge geri alınarak muhasebeleştirme belgesine bağlanacak ve 330- Alınan Depozito ve Teminatlar Hesabına borç, 320- Bütçe Emanetleri Hesabına alacak kaydıyla tekrar bütçe emanetine aktarılacaktır. Tekrar bütçe emanetine aktarılan bu tutar, idare ile saymanlık tarafından belirlenen nakit ödeme planı çerçevesindeki sıralamaya göre ödeme işlemine tabi tutulacaktır.

3- Yukarıda belirtildiği şekilde kabul edilerek Alınan Depozito ve Teminatlar Hesabına alınanlardan üzerine ihale yapılan müteahhitlere ait geçici teminatlar;

  1. a) İhale mevzuatı hükümleri gereğince gelir kaydedilmesi gerektiği takdirde, 330- Alınan Depozito ve Teminatlar Hesabına borç, 602- Bütçe Gelirleri Hesabına alacak kaydedilmek suretiyle muhasebeleştirilecektir.
  2. b) Kesin teminat alınmasını müteakip geçici teminatın iadesinde, idarenin saymanlığa yazdığı iadeye ilişkin yazısı ile geçici teminatın mahsuben tahsiline ilişkin belge muhasebeleştirme belgesine bağlanarak 330- Alınan Depozito ve Teminatlar Hesabına borç, 320- Bütçe Emanetleri Hesabına alacak kaydedilmek suretiyle bütçe emanetlerine aktarılacak ve (2) numaralı fıkranın (b) bendinde öngörüldüğü şekilde nakit ödeme planı çerçevesinde sıralamaya göre ödeme işlemine tabi tutulacaktır.

4- Bu uygulama yalnızca Kamu İhale Kanununa göre alınacak geçici teminatlarla sınırlı olarak yapılacaktır.

4.9. Eski Yıllara Ait Banka Teminat Mektuplarının Tasfiyesi

Belediye veznelerinde geçmiş yıllara ait oldukça fazla teminat mektubu olduğunu düşünmekteyiz. Muhasebe yetkilisi olarak görev yapan personelin değişmesi veya geçmiş yıllara ait teminat mektuplarına ilişkin nasıl bir işlem yapılacağı hakkında yeterli bilgi bulunmaması gibi nedenlerle veznelerde teminat mektuplarının uzun yıllar kaldığını tahmin etmek güç değildir.

Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Genel Tebliğde şu hususu belirtmiştir:

“Teminat altındaki taahhüt işinin sözleşme ve şartname hükümlerine göre tamamen yerine getirilip getirilmediğinin ve dolayısıyla teminatın iadesini gerektiren şartların oluşup oluşmadığının tespit edilemediği hallerde teminat mektuplarının, bankalarca on yıllık zamanaşımı süresi ileri sürülerek kayıtlardan çıkarılması mümkün olmayıp, buna rağmen kayıtlardan çıkarılan teminat mektupları ile ilgili olarak bankanın garanti sorumluluğu devam etmektedir.”

Dolayısıyla teminatın iadesini gerektiren durumların oluşmaması durumunda, diğer bir ifadeyle, teminatın gelir kaydını veya müteahhidin kanunda öngörülen diğer borçlarına mahsubunu gerektiren şartların varlığı tespit edilirse düzenleyen bankaca teminat mektubunun paraya çevrilmesi ve istenilen paranın derhal ödenmesi gerekmektedir.

Teminat altındaki taahhüt işinin sözleşme ve şartname hükümlerine göre tamamen yerine getirilmiş olduğunun ve teminatın iadesine ilişkin aranan diğer şartların gerçekleştiğinin tespiti halinde, müteahhidin istememesi nedeniyle saymanlıklarda bekleyen teminat mektuplarının iadenin gerektiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımı süresini doldurduğu gerekçesi ileri sürülerek gelir kaydetmek amacıyla ilgili bankadan paraya çevrilmesinin talep edilmesi, taahhüt yerine getirilmiş olduğundan ve teminat mektubu ile garanti edilen risk gerçekleşmediğinden, mümkün bulunmamaktadır[31].

Buna göre[32];

– Mevzuatı gereği alınan teminat mektupları, teminat konusu taahhüt yerine getirildiği halde ilgililerinin müracaat etmemesi ya da müteahhidin bulunamaması nedeniyle iade edilemeyenler,

– Teminatla taahhüt edilen risk gerçekleşmediğinden veya riskin gerçekleştiği tespit edilemediğinden paraya çevrilerek gelir kaydedilememesi nedeniyle, saymanlık kayıtlarında halen yer alan teminat mektupları

hakkında saymanlıklar, ihaleyi yapan idareler ve bankalarca hatalı işlem yapılmaması ve saymanlık hesaplarında teminat mektuplarının gereksiz devirlerinin önlenmesi için aşağıdaki açıklamalara göre işlem yapılması gerekmektedir:

1- Genel olarak;

  1. a) Geçici teminat mektupları, ihaleyi kazanan müteahhidin kesin teminat vermemesi, süresi içinde sözleşme yapmaması, ihale mevzuatında ve şartnamede yer alan yükümlülüklerini yerine getirmemesi,
  2. b) Kesin teminat mektupları ise; müteahhidin taahhüdünü ilgili kanun, sözleşme ve şartname hükümlerine göre kısmen veya tamamen yerine getirmemesi ya da bu işten dolayı idareye, Sosyal Sigortalar Kurumuna olan borçları ile ücret sayılan ödemelerden kestiği vergileri kesin kabul tarihine kadar ödememesi,

hallerinde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın paraya çevrilebilecek olup, söz konusu teminat mektuplarını teslim ettiren dairelerin yazılı bildirimi üzerine saymanlıklarca bu konuda ilgili banka nezdinde gerekli işlemler derhal başlatılacaktır.

  1. c) Taahhüdün usulüne uygun olarak yerine getirildiği idarelerce bildirilmiş olmasına rağmen ilgililerince geri alınmayan teminat mektupları ile ilgili olarak, bunları teslim ettiren dairelerden biri mali yıl sonlarında olmak üzere yılda en az iki kez teminat konusu taahhüdün devam edip etmediği hususunda bilgi isteyeceklerdir.

2- Saymanlık kayıtlarında bulunan eski yıllara ait teminat mektupları ve ipotek senetleri ile ilgili olarak gerekli işlemin yapılabilmesi için Ek-1 form üç nüsha olarak düzenlenerek iki nüshası teminatı teslim ettiren ilgili idareye gönderilecektir.

Teminat konusu işten dolayı borcu olup olmadığı, kesin kabulünün yapılıp yapılmadığı veya taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilip getirilmediğinin tespitine ilişkin bilgileri içeren ve ilgililerin imzası ile ita amirinin onayını da taşıyan söz konusu formlar idarelerden geldiğinde;

  1. a) Kesin kabulü yapılmış veya teminata konu işlem sonuçlanmış, ancak, ilgilisi tarafından geri alınmaması nedeniyle saymanlıklarda saklanan teminat mektupları ve ipotek senetleri için, müteahhidin teminat konusu işten dolayı idareye, Sosyal Sigortalar Kurumuna ve ücret sayılan ödemelerden kestiği vergiler nedeniyle vergi dairesine borcu olup olmadığı araştırılarak, borcu olduğunun tespit edilmesi durumunda teminatın paraya çevrilmesi sağlanacaktır.
  2. b) Müteahhidin borcunun bulunmadığının anlaşılması halinde, saymanlık kayıtlarından çıkarılarak; teminat mektupları düzenleyen bankaya, ipotek senetleri ise ilgili tapu sicil müdürlüğüne bir yazı ekinde gönderilecektir. Teminat mektubunu düzenleyen bankanın tüzelkişiliği sona ermiş ise düzenlenen bir tutanakla teminat mektupları imha edilecektir.
  3. c) Teminat konusu taahhüdün devam ettiğinin bildirilmesi durumunda ise teminat mektubunun veya ipotek senedinin tarihi, numarası, müteahhidi ve hangi iş için verildiği ile tutarı belirtilmek suretiyle işin halen devam ettiği ve teminat mektubunun veya ipotek senedinin işlemde olduğu, ilgili bankaya veya ilgili tapu sicil müdürlüğüne bildirilecektir. Ayrıca, yürürlükteki mevzuata göre söz konusu teminatın değiştirilmesi sağlanacaktır.

4.10. Harcama Birimlerinin Dikkat Etmesi Gereken Hususlar

Maliye Bakanlığı harcama birimlerinin sorumluluğunu Genel Tebliğde aşağıdaki şekilde belirtmiştir:

“Taahhüdün şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilip getirilmediğini takip ve tespit etmek ve bu konudaki belgeleri düzenleme görev ve sorumluluğu taahhüde girişen harcama birimlere aittir. İhale konusu dışındaki diğer işlemler nedeniyle teslim ettirilen teminat konusu işlemin usulüne uygun sonuçlandırılmasını sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Bu nedenle idarelerin yöneticileri, tahakkuk memurları ile ita amirlerince bu durumun titizlikle izlenmesi gerekmektedir.[33]

5018 sayılı Kanun ile ita amiri, tahakkuk memur ve sayman kavramları kaldırılmıştır. Bunun yerine üst yönetici, harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi ve muhasebe yetkilisi getirilmiştir.

Dolayısıyla, yukarıda yer verilen sorumluluğun harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinde olduğunu söyleyebiliriz.

Diğer taraftan, muhasebe yetkililerinin sık sık harcama birimlerini uyararak, teminat konusu taahhüdün devam edip etmediğini ve müteahhidin idareye borcunun bulunup bulunmadığını araştırmaları yerinde olacaktır.

Anılan Genel Tebliğ ekinde, muhasebe birimlerince Maliye Bakanlığının Genel Tebliğ ekinde yer alan Ek-1 form ile harcama birimlerine gönderilmesi gerekmektedir. Harcama birimleri ise bu forma istinaden aşağıdaki işlemleri yapılması gerekmektedir:

“1- Öncelikle eldeki mevcut bilgi ve belgelere göre iş veya işlemin bitirilip bitirilmediği ve müteahhidin idareye borcunun bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak, kesin kabulünün yapıldığı veya işlemin usulüne göre sonuçlandırıldığı anlaşılanlar hakkında formun ilgili sütununa kabul tarihi veya işlemin sonuçlandırıldığı tarih yazılacak, mevcutsa kesin kabul tutanağının veya işleme ilişkin belgenin bir örneği form ekinde saymanlığa gönderilecektir.

2- Teminat konusu işle ilgili mevcut bilgi ve belgelere göre herhangi bir husus tespit edilemediği takdirde, ihale teminatları için ita amirinin (gümrük mevzuatına göre alınanlar için ilgili gümrük başmüdürünün) görevlendireceği bir kişinin başkanlığında oluşturulacak en az üç kişilik komisyon tarafından, iş veya işlemin usulüne uygun olarak bitirilip bitirilmediği ve bu iş işlemden dolayı müteahhidin borcunun bulunup bulunmadığı hususları işin yapıldığı yer ve idare nezdinde araştırılarak, durum bir tutanakla tespit edilecektir. İlgisine göre ita amiri veya ilgili daire amirince onaylanacak bu tutanağa göre, Ek-1 form düzenlenerek, ita amirinin onayından sonra formun birinci nüshası söz konusu tutanakla birlikte saymanlığa gönderilecektir.”[34]

4.10. Bankaların Sorumlulukları

Bankalarca ödeneceği taahhüt ve garanti edilen teminat mektubu konusu taahhütlerin müteahhitler tarafından sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilmediği müddetçe garanti edilen risk her an gerçekleşebileceğinden, teminat mektubunu düzenleyen, dolayısıyla doğacak riski ödemeyi garanti eden bankaların sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Teminat mektuplarının on yıllık zamanaşımı süresini doldurdukları gerekçesiyle banka kayıtlarından düşülmüş olması halinde dahi bankanın sorumluluğu devam etmektedir[35].

Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Genel Tebliğde bu aşamada bankalar için de aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“…Bu nedenle, herhangi bir yanlışlığa meydan verilmemesi bakımından, düzenleme tarihinden itibaren on yıllık süreyi doldurmuş bulunan teminat mektuplarının banka kayıtlarından düşülmesinden önce bankaların ilgili daireler nezdinde teminat konusu işin devam edip etmediğini araştırmaları ve alınacak cevaba göre işlem yapmaları gerekli görülmektedir.”[36]

4.11. Sahte Teminat Mektubu Sorunu

4734 sayılı Kanunun 35 inci maddesi çerçevesinde teminat mektuplarının kapsam ve şekli belirlenerek İhale Uygulama Yönetmeliklerinin 1 nolu eki olan “standart formlar” arasında yer verilmiştir. Söz konusu standart form ile idareye verilmesi gereken teminat mektuplarına ilişkin sahteliğin önüne geçilebilmesi için ilgili bankaca teyidinin alınması yerinde olacaktır.

Teyid işlemine ilişkin İhale Uygulama Yönetmeliklerinin ‘Teminatlar’ başlıklı ilgili maddelerinde; “Gerek görüldüğünde teminat mektuplarının ilgili bankanın genel müdürlüğünden veya şubesinden teyidi idarelerce yapılır. Faks ile yapılan teyitlerin, en az iki yetkilinin imzasını taşıması gerekir” denilmektedir.

Diğer taraftan, Kamu İhale Genel Tebliğinde ise teyid işlemine ilişkin aşağıdaki açıklama yapılmıştır:

“18.1.3.1. Buna göre; teminat mektuplarının altına teyide yönelik ibare eklemek isteyen bankanın; “Bu teminat mektubunun teyidi için, (… .com.tr) posta adresine veya (……) no.lu faksa teminat mektubu içeriğindeki bilgileri içeren yazı yazılarak idarelerce bu teminat mektubu ile ilgili teyit alınabilir. Buna karşılık bankamız tarafından, idarelerce “elektronik posta” yoluyla teyit alma taleplerine yönelik olanlar dahil, ancak resmi yazışma yoluyla veya faks yoluyla teyit yapılacak olup, faks ile yapılan teyitlerin bankamızın genel müdürlüğünde veya ilgili şubesinde görevli en az iki yetkilinin imzasını taşıması gerekir” şeklinde olmak kaydıyla bir açıklayıcı not koymaları, 4734 sayılı Kanun ve İhale Uygulama Yönetmeliklerinin ilgili hükümlerine aykırılık oluşturmayacaktır.”

Ayrıca, incelemeden anlaşılamayacak sahtecilikten banka sorumlu tutulamamaktadır[37]. Üzerinde tahrifat veya basit incelemeyle ortaya çıkarılabilecek eksilikleri olan teminat mektuplarının teyidinin alınmaması da idare görevlilerini sorumluluk altına alabilecektir.

4.12. Çapraz Kefalete Dayalı Teminat Mektupları

Çapraz kefalet, kredi kullanan iki kişinin birbirlerinin kredisi için birbirlerine kefil olması durumudur. Özellikle geçici teminat mektupları için ortaya çıkan bu durum idarenin kontrol eksikliği nedeniyle ciddi bir sorun halinin alabilmektedir.

Kamu İhale Kurumunun çeşitli uyuşmazlık kararlarına da yansıyan çapraz kefalete dayalı teminat mektupları için aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi yerinde olacaktır:

KARAR – I:

“XXX Bankası A.Ş. den gelen cevabi yazıda X ve Y şirketlerinin Z genel kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzalarının ve genel kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, ayrıca anılan 3 firma arasında genel kredi sözleşmelerinde çapraz kefalet ilişkisinin olmadığı,

YYY Bankası A.Ş.den gelen cevabi yazıda X  tarafından 01.11.2015 tarihinde imzalayan 3.000.000,00 TL miktarlı genel kredi sözleşmesinde müteselsilen kefaleti bulunduğu,…ZZZ Bankası A.Ş. den gelen cevabi yazıda Z adına düzenlenen teminat mektubunda Z.nin genel kredi sözleşmesinde X ve Ynin kefaletlerinin alındığı, Y ve X firmalarında açılmış olan geçici veya kesin teminat mektup limitlerinin bulunmadığı şeklinde bilgi alınmıştır.

Bu bilgiler çerçevesinde 3 şirketin mali müşavirlerinin aynı olduğu, aynı grup firmaları olduğunun Elazığ 3.Noterince tespit edildiği, 3 şirketten X ve Y.nin geçici teminat mektuplarının aynı banka şubesince aynı tarihte, aynı teminat tutarı ve aynı son geçerlik tarihi bilgileri içerir şekilde ve birbirini takip eden sıra numaraları ile düzenlenmiş olması, söz konusu teminat mektuplarının X ve Y dışında 3’üncü firma olan Z.nin vekaletname ile yetkili kıldığı Aziz Alan tarafından teslim alındığı, ayrıca anılan firmaların aynı grup firmaları olduğuna ilişken Elazığ 3’üncü Noterliğince ilgili internet sitesi üzerinden tespitin yapıldığı hususları göz önüne alındığında bahse konu isteklilerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Yasak fiil veya davranışlar” başlıklı 17’nci maddesinde yer alan “…b) İsteklileri tereddüde düşürmek, katılımı engellemek, isteklilere anlaşma teklifinde bulunmak veya teşvik etmek, rekabeti veya ihale kararını etkileyecek davranışlarda bulunmak.”  hükmüne uygun davranmadıkları ayrıca söz konusu isteklilerin tekliflerinin 4734 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (j) bendine göre ihale dışı bırakılması gerektiği anlaşılmıştır.”[38]

KARAR – II:

“…Söz konusu bankadan 12.01.2017 tarihli cevap yazısı ile anılan istekliler arasında “herhangi bir ortaklık bulunmayan konu firmalardan çapraz kefaletler alınmıştır. …tüm teminat mektupları talep sahibi firma talimatına istinaden belirtilen kişilere kapalı zarf ile teslim edilmektedir.” şeklinde cevap verildiği, yazı ekinde gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde anılan isteklilerin birbirlerine müşterek borçlu ve müteselsil kefil oldukları diğer bir ifade ile aralarında çapraz kefalet ilişkisinin bulunduğu ve teminat mektubu talep formlarında her iki isteklinin de “bu teminat mektubunun ..098 T.C. No’lu Mehmet Gündoğan’a teslim edilmesini rica ediyoruz.” şeklindeki ifadeye yer verdikleri görülmüştür.

 

Ayrıca ihale işlem dosyasında yapılan incelemede söz konusu isteklilerin ekonomik ve mali yeterlik belgeleri kapsamında sundukları gelir tablolarının ve bilançolarının da aynı serbest muhasebeci mali müşavir “Hüsamettin Tahiroğlu” tarafından imzalanarak onaylandığı görülmüştür.

Bu kapsamda, 4734 sayılı Kanun’un  “Yasak fiil ve davranışlar” başlıklı 17’nci maddesinin “İhalelerde aşağıda belirtilen fiil veya davranışlarda bulunmak yasaktır: b) İsteklileri tereddüde düşürmek, katılımı engellemek, isteklilere anlaşma teklifinde bulunmak veya teşvik etmek, rekabeti veya ihale kararını etkileyecek davranışlarda bulunmak” bendi ile “d) Alternatif teklif verebilme halleri dışında, ihalelerde bir istekli tarafından kendisi veya başkaları adına doğrudan veya dolaylı olarak, asaleten ya da vekaleten birden fazla teklif vermek” bendi kapsamında, söz konusu isteklilerin gelir tablolarının ve bilançolarının aynı SMMM tarafından imzalanıp onaylandığı, geçici teminat mektuplarının aynı kişi tarafından alınmasına yönelik talepte bulunulduğu ve teminat mektubu açısından söz konusu istekliler arasında çapraz kefalet ilişkisinin bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, anılan isteklilerin birbirlerinin teklifleri hakkında bilgi sahibi olabilecekleri ve rekabeti veya ihale kararını etkileyecek davranışlarda bulunmuş olabilecekleri, ayrıca 4734 sayılı Kanun’un “Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinde yer alan “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur.” hükmünün zedelendiği anlaşılmaktadır.[39]

  1. Sonuç

Banka teminat mektubu lehtar, muhatap ve bankanın bir araya gelmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Lehtarın muhataba talimat vermesi sonucunda, talimatı kabul eden banka, muhataba bir teminat mektubu verir. Bu noktadan sonra teminat mektubu, banka ile muhatap arasında kurulmuş olup, lehtar ile banka arasında yer alan temel ilişkiden bağımsız olur[40].

Banka teminat mektupları, ihale işlemlerinin sorunsuz yürütülmesinin önemli araçlarından biridir. Bir garanti sözleşmesi niteliğinde olan bu belgelerin, mevzuatına uygun kabul edilmesi, kontrol edilmesi ve kayıtlardan çıkarılması (tasfiyesi) sürecinde önemli hukuki kurallar bulunmaktadır. Bu nedenle, idarelerde uygulama birliğinin sağlanması, ortaya çıkabilecek risklerin azaltılması amacıyla düzenli eğitim verilmesinin, bağlayıcı ve uyarıcı iç genelgelerle uygulayıcıların bilgilendirilmesi yerinde olacaktır.

 

[1] BARLAS, Nami, “Türk Hukuk Sisteminde Banka Teminat Mektupları”, Kazancı Hukuk Yayınevi, İstanbul, 1986, sayfa (s.) 7; YENER COŞKUN, Hilal, “Banka Teminat Mektuplarında İlgililerin Hak ve Borçları”, Vedat Kitabevi, baskı (b.) 1, İstanbul, 2012, s. 5.

[2] “Banka Teminat Mektubu Nedir, Nasıl Alınır?” https://www.kampanyabulucu.com/banka-teminat-mektubu-nedir-nasil-alinir/

[3] BARLAS, Nami, “Türk Hukuk Sisteminde Banka Teminat Mektupları”, Kazancı Hukuk Yayınevi, İstanbul, 1986, sayfa (s.) 7; YENER COŞKUN, Hilal, “Banka Teminat Mektuplarında İlgililerin Hak ve Borçları”, Vedat Kitabevi, baskı (b.) 1, İstanbul, 2012, s. 5.

[4] ARAL, Fahrettin, “Banka Teminat Mektuplarının Hukuki Niteliği ve Kefaletten Farkları, Prof. Dr. Fikret EREN‟e Armağan (Hukuki) ”, Ankara, 2006, s. 131; ARKAN, Sabih, “Teminat Mektubu Veren Bankanın Hukuki Durumu”, BATĠDER 1992, Cilt (C.) 16, Sayı (S.) 4, s. 59; BAŞARA, İzzet, “Banka Teminat Mektuplarının Hukuki Niteliği”, Makaleler, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Dergisi, Sayı (S.) 83, 2009, s. 302.

[5] YENER COŞKUN, s. 35; ARAL, “Hukuki”, s. 131.

[6] YENER COŞKUN, s. 35; ARAL, “Hukuki”, s. 131.

[7] YENER COŞKUN, s. 35; ARAL, “Hukuki”, s. 131.

[8] 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Tekliflerin geçerlilik süresi” başlıklı 32. Maddesi;

“Tekliflerin geçerlilik süresi ihale dokümanında belirtilir. İdarece ihtiyaç duyulması halinde bu süre, teklif ve sözleşme koşulları değiştirilmemek ve isteklinin kabulü kaydıyla, en fazla  ihale dokümanında belirtilen teklif geçerlilik süresi kadar uzatılabilir.”

[9] 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu “İhaleye katılımda yeterlik kuralları” başlıklı 10.maddesinin son fıkrası

[10] 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu “İhaleye katılamayacak olanlar” başlıklı 11.maddesinin 4. fıkrası

[11] 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu “Tekliflerin değerlendirilmesi” başlıklı 37.maddesinin 2. fıkrası

[12] 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu “Sözleşme yapılmasında isteklinin görev ve sorumluluğu” başlıklı 44.maddesinin 1., 2. Ve 3. fıkraları

[13] 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu “Sözleşme yapılmasında idarenin görev ve sorumluluğu” başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrası

[14] Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği –  (Örnek: 67)

[15]  Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği  – (Örnek: 68)

[16] Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği  – (Örnek: 69)

[17] Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği – (Örnek: 70)

[18] T.C. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi  Esas No:2014/3461 Karar No:2014/6328 K. Tarihi:5.3.2014

[19] T.C. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi  Esas No:2014/3461 Karar No:2014/6328

[20] T.C. Yargıtay 12.Hukuk Dairesi Esas No : 2007/16063 Karar No: 2007/19519 Karar Tarihi:25.10.2007

[21] https://www.sayistay.gov.tr/tr/kararlar/tkk/?krr=13717

[22] https://www.sayistay.gov.tr/tr/kararlar/tkk/?krr=10456

[23] https://www.sayistay.gov.tr/tr/kararlar/tkk/?krr=13449

[24] https://www.sayistay.gov.tr/tr/kararlar/tkk/?krr=13467

[25] https://www.sayistay.gov.tr/tr/kararlar/dk/?krr=11105

[26] https://www.sayistay.gov.tr/tr/kararlar/dk/?krr=20195

[27] https://www.sayistay.gov.tr/tr/kararlar/tkk/?krr=8188

[28] https://www.sayistay.gov.tr/tr/kararlar/tkk/?krr=12799

[29] Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü Sayı : 57761329-155.99-22741 27/10/2016 Konu : Asya Katılım Bankası Teminat Mektubu

[30] 20/2/2004 Tarihli Ve 25379 1 İnci Mükerrer Sayılı Resmî Gazete’de Yayımlanmıştır. Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No:15)

[31] 20/2/2004 Tarihli ve 25379 1 İnci Mükerrer Sayılı Resmî Gazete’de Yayımlanmıştır. Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No:15)

[32] 20/2/2004 Tarihli Ve 25379 1 İnci Mükerrer Sayılı Resmî Gazete’de Yayımlanmıştır. Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No:15)

[33] 20/2/2004 Tarihli Ve 25379 1 İnci Mükerrer Sayılı Resmî Gazete’de Yayımlanmıştır. Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No:15)

[34] 20/2/2004 Tarihli Ve 25379 1 İnci Mükerrer Sayılı Resmî Gazete’de Yayımlanmıştır. Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No:15)

[35] 20/2/2004 Tarihli Ve 25379 1 İnci Mükerrer Sayılı Resmî Gazete’de Yayımlanmıştır. Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No:15)

[36] 20/2/2004 Tarihli Ve 25379 1 İnci Mükerrer Sayılı Resmî Gazete’de Yayımlanmıştır. Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No:15)

[37] YENER COŞKUN, s. 117; REİSOĞLU, “Kontrgaranti”, s.142.

[38] Kamu İhale Kurumu Uyuşmazlık Kararı, Karar Tarihi : 26.07.2017 Karar No : 2017/UY.III-2033

[39] Kamu İhale Kurumu Uyuşmazlık Kararı, Karar Tarihi: 18.01.2017 Karar No: 2017/UH.III-302

[40] Celal GÜNAY, “BANKA TEMİNAT MEKTUPLARI”, Çankaya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi

Etiketler
Daha fazla göster
Close